complex 14 Takipçi | 6 Takip

Zahide Yetiş Hayatı Röportaj

2015-01-07 17:05:00
Doktorum’un sunucuları diyor ki; Başarılıyız çünkü samimi ve eğlenceliyiz
Röportaj

 

Doktorum programı istikrarla yola devam ediyor. Sunuculardan biri gerçek doktor ve her gün ameliyat kıyafetleri içinde, operasyondan çıkıp program sunmaya gelmiş gibiler. ‘Reyting’ açgözlüsüne yenilmeyen programın başarı sırrını sunucularıyla konuştuk.

Kanal D stüdyosunda ‘Doktorum’ programı henüz bitmiş. Programı, sunucu Zahide Yetiş ve Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr Aytuğ Kolankaya birlikte sunuyor ama yanlarında, yayındayken de yayın sonrası da koşturan ve başarıda önemli katkısı olan, kalabalık bir ekip yer alıyor. Marka olmuş bir programda pay sahibi olmak kadar, bir canlı yayını daha aksamadan bitirmenin adrenalini var herkesin yüzünde. İki yıl önce ekrandan evlere konuk olmaya başlayan ve son bir yıldır da canlı olarak yayınlanan programın başarılı yüzleriyle, kendilerini tarif edişleri gibi samimi ve eğlenceli bir röportaj yaptık.

Doktorum’un yapılış amacı ne?
Aytuğ Kolankaya: Yıllardır televizyonda birçok programa konuk oluyordum. Daha çok kadın programları içinde sağlık haberlerine yer veriliyordu ve bazen o kadar tuhaf şeyler ortaya çıkıyordu ki... Bir programa konuk olduğunuzda, sizden önce bir türkücü, sizden sonra bir stand-up konuğu oluyor, arada reklam kuşağı çıkıyordu. Üstelik programda kaç dakika konuşacağınızı bilmiyordunuz. Belli bir konuyu anlatacağım diye gittiğinizde, araya başka bir şey girip, konu yarıda kalabiliyordu. Siz sözünüzü bitiremediğiniz için de bazen yanlış mesaj vermiş bile olabiliyordunuz. Bu durumdan gerçekten doktorlar da rahatsız oluyordu. Bunlar üzerinde düşünerek proje geliştirdik ve beraber bir format belirledik.
Zahide Yetiş: Doktorum’a canlı yayına geçilişiyle birlikte dahil oldum. Böyle bir sağlık programının canlı olarak yayınlanması bile büyük başarı. Ekran karşısında ne söylerseniz anında tepki geliyor ve telefon bağlantıları oluyor. TRT kökenli biri olarak sunuculuk zaten benim işim ancak Doktorum, Türkiye’nin böyle kaliteli, bilimsel, özgün ve halkın içinde bir sağlık programına ne kadar ihtiyacı olduğunu anlamama fırsat oldu. İçinde bulunmaktan çok keyif aldığım bir ekip ve yapım benim için.

 



Başka bir programdan esinlendiniz mi?
Aytuğ Kolankaya: Yurt dışında birkaç sağlık programı izledim ve bazı esinlenmeler tabii ki olabilir. Sonuçta bu zor bir icat değil ama şu var: Normal bir konuklu programı, biz tıbbi alanda yapıyoruz. Programın şu anki hali tamamen ekibin yarattığı bir şey. Başta çok basit bir fikirden yola çıkıldı. Sunucuların doktor olması, iletişimin daha rahat olması açısından düşünüldü, ayrıca konuklu olması öngörüldü. Fakat programın içeriği, barkovizyonun kullanılması, mutfak kısmımız, iskelet ve animasyonlar gibi her şeyin, aynı zamanda görsel ve elle tutulabilir olması fikri burada gelişti. Herhangi bir dış programdan öykünme olmadı.

Ekran partneri olarak nasılsınız?
Aytuğ Kolankaya: Zahide’nin varlığı beni rahatlatıyor. Ben aslında teknik adam olarak orada bulunuyorum ve daha çok doktorlarla izleyiciler arasında trafik polisliği yapıyorum. Ayrıca tüm ekibimiz çok iyi. Yıllardır cerrahi yapıyorum ve oradan da biliyorum ki; bazen öyle bir ekip olur ve her parçası birbirine uyar. İşte bu da öyle bir ekip. Herkesten pozitif bir katılım var ve bu da motivasyonu artırıyor.
Zahide Yetiş: Başta partnerim olmak üzere ekibimiz o kadar keyifli ve başarılı ki. Stüdyoda enerjimi yükselten, yanımda ve karşımda olduklarında keyif aldığım insanlarla bu işi yapıyoruz. Programın Kanal D’de olması da mühim. Temiz bir kanal. Bize gelen geri dönüşler ve aldığımız ödüller de bunu gösteriyor zaten.

Sokakta yürüyebiliyor musunuz?
Zahide Yetiş: Şöhretin zaten hayatımda belli bir yeri vardı ama Doktorum’un getirdiği çizgi bambaşka oldu. Şöhret olgusu biraz enteresan; içinde size hayranlık, yerinizde olma arzusu ve sevgi de taşıyor. Bunların dışında bir şey de, sizi bağırlarına basma arzusu, insanların ‘iyi ki varsınız’ demeleri… Doktor değilim satış yönetimi mezunuyum ama karşılaştığım insanlar gelip tıpla ilgili pek çok şey soruyorlar. Bu program vasıtasıyla gördüm ki, insanların hekimin tıbbi bilgisine olduğu kadar insani ilgi ve şefkate de ihtiyaçları var. Bu camiada yapılan programlar içinde, ne kadar çok şey öğreniyoruz denilen bir projenin içinde yer almak çok güzel.
Aytuğ Kolankaya: Yolda herkes tanıyor ama bunun en güzel tarafı, insanların size evimizin evladı diye bakmaları. Herkes gelip dokunuyor, sarılıyor, bir şey soruyor. İnsanların doktorlara minnet duygusu vardır ya, bu programla biraz insanlara yukardan bakan doktorlar yargısı değişti. Bize konuk olan doktorlar aynı zamanda çok cana yakın insanlar. Etten kemikten oldular ve buluşabiliyorlar.

Sağlık dizisi için teklif gelse…
Zahide Yetiş: Böyle şeyler zaman zaman oluyor tabii. Fakat burası çok ayrı bir dünya. Bizim çok iyi bir kadromuz ve değerli CEO’muz Sn. İrfan Şahin var. Eğer kendisi böyle bir öneriyle gelirse, onun gözünde ben bir dizinin içinde rol almalıysam; bu olur. Onun söylediği şey, şu an en geçerli şeydir.
Aytuğ Kolankaya: Dizi tekliflerine açığım. Şaka bir yana, benim zaten günlerim o kadar yoğun geçiyor ki. Tüm gün doktorluk yapıyorum ve programdan çıktıktan sonra, doktorların sabahtan akşama kadar yaptığı işi, kalan vakte sığdırıyorum. Bu yüzden her akşam 10’a kadar çalışıyorum.

Sizce neden çok izleniyorsunuz?
Aytuğ Kolankaya: ‘Ispanak yemezsen ölürsün, bunları yersen beyin tümörün geçer’ diyen doktorlar bizde yok. Biz korkutmuyoruz. Umut veren, bilgiler aktarırken seçenekler sunan bir program yapmaya çalışıyoruz. İnsanlara ‘kanser oldun, öleceksin’ demiyor, bilgiler veriyoruz. Kanser bile olsa bununla başa çıkmak için neler yapılabileceğini konuşuyoruz. Aynı zamanda biz gerçek ve eğlenceliyiz. Eğlenceli derken, eğlence kurmuyoruz. Konuşma o kadar keyifli ki, yalnızca hastalıklar konuşulmuyor, arada espriler ve günlük hayata dair komik şeyler de çıkıyor. Diğer yandan hastalar, şikayetlerini nasıl anlatmaları gerektiğini de öğrenmiş oluyorlar. Örneğin hasta; ‘midem ağrıyor’ dediğinde, göster denilince kasığını gösteriyordu... Ayrıca bence bu program, gündüz kuşağına da belli bir seviyenin gelmesine neden oldu. Reyting için arada suni kavgalar çıkartılan programlar gördüm. Şimdi bunun kalktığını görüyorum. Doktorum, belki az da olsa bu yolu açtı.
Zahide Yetiş: Çok içteniz. İnsani duygularla, bilimsel gerçekler ışığında, televizyonun gücüyle çalışıyoruz ve ne yaptığımızın farkındayız. Bize konuk olarak katılan tüm doktorlar özel olarak seçiliyor. İzleyiciler diyor ki; ‘size gelen doktorlar güleryüzlü ve çok sempatik. Biz dışarıda böyle doktorları bulamıyoruz.’ Tabii ki yoğunluktan doktorların böyle bir şansları yok ama program, insanlara bilmedikleri ve 5 dakikalık bir muayene içinde soramadıkları şeyleri aktarıyor ve aslında ne kadar çok şey sormaları gerektiğini gösteriyor.

 

35
0
0
Yorum Yaz
. .