complex 14 Takipçi | 6 Takip

Birçok sorunun kaynağı Cinsel eğitimsizlik Mansur Beyazyürek

2015-01-10 16:38:00

Birçok sorunun kaynağı Cinsel eğitimsizlik Mansur Beyazyürek   Cinsellik kimi zaman övünç kimi zaman ise utanç kaynağı olarak algılanıyor. Oysa her insan özel ve değerlidir. Türkiye’nin en büyük sorunu cinsel eğitimsizlik. Bu konuda bulunduğumuz nokta ise içler acısı. Siyasetçisinden doktoruna, eğitimlisinden eğitimsizine büyük çoğunluk cinsellik hakkında hayret verici açıklamalar da bulunuyor. Ekim ayında katıldığım bir televizyon programında sunucu bana şöyle bir soru yöneltti: “Hocam sizce Türkiye’nin en büyük, en önemli sorunu nedir?” Bu soruya hiç tereddüt etmeden verdiğim cevap: “Cinsel eğitim, cinselliği bilememek... Elimde olsa eğitimin her aşamasında cinsel eğitimle ilgili dersler koydururdum, bizi yönetenlerin de bu eğitimi almalarını isterdim.” Ve daha ay bitmeden (31 Ekim 2012) gazetelere ve TV’lere şöyle bir haber düştü: “Yeşilay Mardin Şube Başkanı Lütfü Günlüoğlu, yaptığı yazılı açıklamada, büyük illerden Artuklu Üniversitesi’ne okumaya gelen gençlerin beraberlerinde ‘ahlaksızlığı’ da getirdiklerini savundu, “kız-erkek gençlerimiz özgürlük ve medeniyet adına el ele uluorta gezmeye, herkesin önünde hayasızca sevişmeye başladılar” deyip acil önlem istedi.” Üniversite ve ahlaksızlığı aynı kefeye koyabilen bu kafaya yeterince tepki olmadığı şöyledursun, destekleyenler bile olduğu söylendi.     VAY AHLAKTAN BAŞIMIZA GELENLERE! Kişinin ahlak anlayışı kadın cinselliğine indirgenmişse, vay ahlaktan başımıza gelenlere! Katıldığım TV programında &u... Devamı

Bir ölümsüzlük öyküsü: Özgen Berkol Doğan… Mansur Beyazyürek

2015-01-10 16:37:00

Bir ölümsüzlük öyküsü: Özgen Berkol Doğan… Mansur Beyazyürek   Geride bıraktığımız yılın ülkemizin geleceği adına yaşadığımız en güzel gelişmelerinden biri 1 Aralık’ta Özgen Berkol Doğan Bilimkurgu Kütüphanesi’nin açılışı oldu. Uçak kazasında kaybettiğimiz 27 yaşında bir dâhiydi Doğan... Geçtiğimiz yıl ülkemiz adına, geleceğimiz adına, çocuklarımız adına yaşanan onca olay (terör, savaş ihtimali, şiddet, hukuk uygulamaları gibi… ) beni umutsuzluğa sürüklerken çok az da olsa sanat ve bilim adına yapılanlar kendimi daha iyi hissettirdi. Benim için bunlardan en önemlisi 1 Aralık’ta açılan Özgen Berkol Doğan Bilimkurgu Kütüphanesi idi. Ülkemin okuyanlara, kütüphanelere, Özgen Berkol’lara ihtiyacı var. Bu olay az da olsa basında yer aldı. Ben de yılın ilk ayındaki yazımı 2013’ün daha güzel, daha umutla dolu geçmesini dileyerek bu güzel olaya ayırdım. Sizlere Özgen Berkol’u tanıtmak istedim.     - Özgen Berkol Doğan, Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi’ne (CERN) kabul edilen birkaç Türk fizikçiden biriydi. Kendisi Axion deneyi çalışmalarında bulundu. - Robert Kolej, Boğaziçi Üniversitesi mezunuydu. - Bilimkurgu, bilgisayar oyunları özel ilgi alanlarıydı. - ‘Ben Efsane’, ‘Gece Kanatları’ gibi bilimkurgu romanlarını Türkçe’ye çevirmişti. İthaki Yayınları’ndan çıkan toplam 3 kitabı bulunuyor. - Dans, özellikle Latin dansları tutkunuydu. - Diğer tutkuları edebiyat, sinema, spor (dağcılık), fotoğraf idi…Ve bu benze... Devamı

Gerçek lüks, sevgi Mansur Beyazyürek

2015-01-10 16:36:00

Gerçek lüks, sevgi Mansur Beyazyürek   Herkesin kendine göre bir lüks tanımı vardır. Ve lüksün tarifi yapılırken her tanımın eksik kalacağını düşünüyorum. Ekonomik krizlere tezat, lüks tüketim markalarının satışları arttı. Oysa bence gerçek lüks, insan ilişkilerindeki lükstür. Size kendinizi iyi hissettiren eş, aile, dost, arkadaş, sevgili her kimse gerçek lüksü yaşatan kişidir. Amerikalı ünlü psikolog Abraham Maslow’un ortaya attığı ihtiyaçlar hiyerarşisine göre insanın olmazsa olmaz birincil ihtiyaçları fizyolojik (nefes alma, yeme içme, cinsellik, uyku vb...) Daha üst basamaklarda sırayla güvenlik, ( vücut, iş, etik, aile, sağlık, mülkiyet) ait olma, sevgi (arkadaşlık, aile) saygınlık (kendine saygı, güven, başarı, başkalarına saygı) ve en üstte de kendini gerçekleştirme (erdem, yaratıcılık, problem çözme vb…) yer alıyor. Bu hiyerarşinin hangi düzeyindeysek kişiliğimiz, dışa vuran davranışlarımızı belirliyor. Ve hangi düzeyi yaşıyorsak, o düzeyde belli bir oranda lüksü yaşıyoruz. ‘Tıkınmak’, ‘karnını doyurmak’, ‘yemek yemek’, ‘ziyafete gitmek’ birbirinden farklı şeyleri çağrıştırıyor. Aralarındaki nüansı belirleyen şey ise lüks. Son günlerde basında sıkça yer alan bir haber, beni insanın yaşamdaki ihtiyaçlarına dolayısıyla Maslow’un teorisine götürdü: Aralarında Chanel, Hermes, Louis Vuitton, Christian Dior gibi 75 markanın yer aldığı Comite Colbert ülkemizde etkinlikler yapıyor. 16-22 Ocak tarihlerinde İstanbul’da Colbert Festivali düzenlendi. Comite Colbert’in CEO’su Elisabet... Devamı

8 Mart Kadınlar Günü’ne girerken Kadına yönelik ŞİDDET giderek a

2015-01-10 16:36:00

8 Mart Kadınlar Günü’ne girerken Kadına yönelik ŞİDDET giderek artıyor! Mansur Beyazyürek    Erkeklerin utancı olan Dünya Kadınlar Günü’nüzü kutluyorum. Bir 8 Mart’a daha girerken, şiddetin giderek arttığını üzülerek takip ediyorum. 9 Şubat Cumartesi günü Cine 5’te katıldığım açık oturumun konusu ‘Şiddet’ idi. Aile içi şiddet, kadına şiddet, sporda şiddet, doktora şiddet, medyada şiddet… Şiddetin her türlüsüne değindik. 2 saat süren programda ben, konuklar, sunucu Ece Hanım birçok şey söyledik. Eminim biz söyledik, biz dinledik. Seninle’de 5 yıldır yazıyorum. Özellikle kadına şiddet konusuna defalarca değindim. Bir ruh sağlığı çalışanı olarak önerilerimi yazdım. Katıldığım TV programlarında düşüncelerimi söyledim. Yazılı basına demeçler verdim, panellerde konuştum. Konusunda uzman birçok kişi şiddet, çeşitleri ve çözümleri konusunda önerilerde bulunuyorlar. Sonuç: Şiddet azalmıyor, artıyor. Ve de artacak! (Kahin değilim ama biliyorum). Şiddet artacak çünkü: ● Ortada bir çelişki var, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, aile değerleri ve ailenin korunmasına yönelik çalışıyor. Kadına şiddet en çok aile bireyleri tarafından uygulanıyor. Maddi sorunlar düşünülmeden çok çocuk önerileri, bakanın bağlı olduğu siyasi görüş açısından destekleniyor. ● KOZA gibi, kadını şiddetten koruyacak kurumların, yapıların artması şiddeti önleyemiyor. Hemen her gün gazetelerde okuyoruz; ‘Koruma altındaki kadın eşi tarafından öldürüldü’... ● 15 bin mahkumun salınmasını öngören yas... Devamı

Tatildeyim.Lütfen rahatsız etmeyin! Mansur Beyazyürek

2015-01-10 16:35:00

Tatildeyim.Lütfen rahatsız etmeyin! Mansur Beyazyürek   caption Tatil, dinlenme kavramlarım ve bunları yaşayış şeklim bazılarına hep tuhaf gelmiştir. Gerçek tatil, gerçek dinlenme özgürlük olmalı bence… Tıp Fakültesi 2. sınıfta Fizyoloji dersi hocamızın her canlının, ‘’Hayatını devam ettirebilmesi için dinlenmeye ihtiyacı vardır, uyku çok önemlidir’’ sözlerine, ‘’Peki kalbimiz hocam, o dinlenmeden nasıl sürekli çalışıyor?’’ şeklinde bir soru ile itiraz etmiştim. Rahmetli Muammer (Bilge) hoca hiç unutmadığım şu cevabı vermişti. “Kalp de dinleniyor, dinlenmeden çalışabilir mi? O, iki vuruş arasında dinleniyor.’’ Birçok vesileyle tekrarladığım bu sözler benim tatil, dinlenme kavramlarına bakışımı değiştirdi. İnsan çalışırken de dinlenebilmeliydi. Ya da tatile, dinlenmeye çok uzun süre ayırmanın anlamı yoktu. Dinlenme için oturup ayrı zamanlar, uzun programlar oluşturmak belki de dinlenmemizi engelliyordu. Bu nedenle 63 yılı geride bıraktığım ömrümde uzun tatil planlarım hiç olmadı. Ve bu yaşadığım hayatta hiç ama hiç kendimi yorgun, bitik hissetmedim (Bazı kısa süreli rahatsızlıklar hariç). Tatil, dinlenme kavramlarım ve bunları yaşayış şeklim bazılarına hep tuhaf, ilginç gelmiştir. Hayatımızı devam ettirebilmek için en gerekli başlıca organ olan beynimiz biz uykudayken dinlenir, bunu da özgürce, baskısız çalışarak yerine getirir, rüyalarla... Gerçek tatil, gerçek dinlenmede de özgürlük olmalı bence. Düşünün 2 hayati organımızdan biri (kalbimiz) çalışırken, diğeri (beynimiz) özgürce dilediğini yaparak dinlen... Devamı

BENİM BABAM 100 yaşında! Mansur Beyazyürek

2015-01-10 16:35:00

BENİM BABAM 100 yaşında! Mansur Beyazyürek   Eğer yaşasaydı şimdi 100 yaşında olacaktı babam. Onun bana öğrettiklerini anlatırken kelimeler aciz kalıyor. Babam hep derdi ki, “Baba olmak kolay ama babalık zor...” Cem Karaca ‘Baba’ isimli düzenlemesinin başında, “Bir dolu şey söylendi analar için, ana gibi yar dediler, ama hep analar için, bu da benim ağıtım olsun babalar için” der. Gerçekte, yaşamımızın her evresine etkisi olan babalarımız için çok daha fazla şeyler yazmalı, söylemeliyiz diye düşünüyorum. Haziran ayında Babalar Günü kutlanır. Oldum olası böyle günleri benimseyemedim. Hayatımızdaki eşsiz değerleri maddeleştirdiğimizi, alışverişi körükleyen kapitalist düzenin oyununa alet olduğumuzu düşünürüm böyle günlerde. Yıllardır ancak ismi-doğumu-ölümü yazılı soğuk mermerini ziyaret edebildiğim babam, benimle o kadar canlı, o kadar vardır ki, böyle günlere sığmaz. Hangi baba sığabilir ki... Babamı anlatmak çok zor. Sözlerini yazarken bile kelimelerin güçsüzlüğünü derinden hissediyorum   BABA OLMAK KOLAY AMA BABALIK ZOR “Artık babasız olduğuna göre bir babanın anısıyla baş etmek zorundasın. Çoğu zaman bu anı hayattaki bir babadan daha güçlüdür” der Donald Barthelme. Ben de bu güçlü anılardan bir demet sunmaya çalışacağım sizlere. İşte babamın ağzından babam;  ● Baba olmak kolay, babalık zor, ama dünyanın en güzel duygularından biri, teşekkürler çocuklar bana bunu yaşattığınız için. ● İlkokulu 3 yıl okudum, alfabeyi sonradan öğrendim. Atatü... Devamı

. .