complex 14 Takipçi | 6 Takip

İNCİ TÜRKAY Hayatı Röportaj

2015-01-08 03:34:00

İNCİ TÜRKAY “Hayatımın en kötü sürprizi boşanma sebebimdir” Röportaj İnci Türkay “Güven, sevgi, şefkat, saygı duyacağım bir erkekle birlikte olmayı arzu ediyorum. Hayatımdaki erkek bana kendimi özel hissettirmeli, bu çok önemli” diyor İnci Türkay... Rol aldığı tiyatro oyunları ayakta alkışlanıyor, dizileri reyting rekorları kırıyor, çocuklara ve hayvanlara tapıyor. Oğlu Ali onun her şeyi... Anne-oğul ilişkisini dünyanın en özel ilişkisi olarak tanımlıyor. Severek evlendiği eşinden bir süre önce ayrılan, “önceliğinin hep aile” olduğunu söyleyen, ekranlara son günlerin popüler dizisi ‘Cuma’ya Kalsa’ ile gelen İnci Türkay, sorularımıza içtenlikle cevap veriyor. Öncelikle aramıza yeniden hoşgeldiniz. Ekranlar da, sevenleriniz de sizi çok özlemişti. Uzakta kaldığınız süre içinde hayat nasıldı? Ekrana ara vermenin tek sebebi oğlum Ali idi. ‘Sihirli Annem’ dizisinin son dönemlerinde Ali’yi dünyaya getirdim. Sonrasında onun herşeyiyle birebir ilgilenmek için dizi ve ekran çalışmalarıma ara verdim. Bu dönemde en çok Ali’ye vakit ayırdım. Onun bütün ilklerini yaşadım. Bol bol seyahat ettim. Yurtdışında oyunlar izledim, ayrıca yepyeni bir iş öğrendim; ticaret... Taygatoys adlı sadece doğal malzemelerle üretilen ve çocukların gelişimine büyük fayda sağlayan oyuncak şirketini kurdum. İthalat, ihracat, gümrük gibi ticari hayatın vazgeçilmezlerini ders alarak öğrendim. Muhasebe, perakende ve iş hayatı konusunda da birçok şey kattım kendime. Tüm bunlarla ne kadar çok meşgul olursam olayım aslında en çok oyunculuğu sevdiğim... Devamı

BURCU GÜNEŞ Hayatı Röportaj

2015-01-08 03:33:00

BURCU GÜNEŞ "Hayatım boyunca biri bana sahip çıksın istedim" Röportaj Burcu Güneş Beş albümden sonra ilk single’ını çıkarmaya hazırlanan Burcu Güneş, hayatta sahip olduklarının değerini çok iyi biliyor. Onun için sevgi her şey demek. Güneş ile hayat üzerine konuştuk. Annesi babası 7 yaşındayken ayrıldığı için hep bir yanı eksik büyümüş Burcu Güneş. Sesindeki güç belki içindeki çığlıktan bu kadar yüksek, bu kadar buruk, bu kadar hüzünlü... Babası ölene kadar hep annesi ile babasını bir araya getirmeye çabalamış çocuk yüreğiyle. Biri ona sahip çıksın, sevsin, saçını okşasın istemiş. İlk evliliğini bu düşüncelerle yapmış. Pişman mı? Hayır... Şimdiki ilişkisinde çok güçlü, ayakları yere basıyor, seviyor, seviliyor. Ama o hala içindeki masum çocuğun sesine kulak veriyor. Onu susturacak, besleyecek şeylerle doyurmaya çalışıyor. Bu yüzden diyor; “Boşanmış ailelerin çocuklarının bir yanı hep eksik kalır” diye... Özellikle de kızların... Çünkü onlar babalarının en büyük aşkıdır. Single’ınız hayırlı olsun. Teşekkürler. Bu benim ilk single’ım. 5 albüm sonra geldi. Temmuz ayı ortalarında sevenlerimle buluşacak. Burcu Güneş içinde nasıl biri? İçerideki hayatımda bambaşka bir insanım. Çok daha sakin, sessiz, dinleyen... Dışarıda kendimi ifade etmem gerekiyor. Dışarıdaki hayatımda sonuçta yine aynı kadınım ama kenarda köşede durmayı kendimi dinlemeyi çok seviyorum. İlham böyle mi geliyor? Sessizlik anında gelen yaratıcı sesleri dışarıda olduğumda, yoğun olduğumd... Devamı

İpek Tuzcuoğlu Hayatı Röportaj

2015-01-08 03:32:00

İpek Tuzcuoğlu "Güzelliğimi sadece kendime fısıldıyorum" Röportaj İpek Tuzcuoğlu İpek Tuzcuoğlu, elini attığı her işten başarıyla çıkan bir kadın. Oyunculuk, televizyon programcılığı, yazarlık… Zaman zaman sivri sözleriyle de dikkat çekiyor. O, tüm bunlara röportajımız ile açıklık getiriyor. Etkileyici bakışları var, zarif bir tarzı. Takıp takıştırmak yerine özündeki sadelik ne ise o kadar sade giyiniyor. Çünkü takıp takıştırmanın ruhtaki açıklıkları gizlemek için araç olduğunu düşünüyor. Şimdilerde yeni dizisi “Dürüye’nin Güğümleri” için Muğla’da çekimde. Arada Bodrum’da tatil de yapıyor, sevdiği arkadaşlarıyla hayatın tadını çıkarıyor. Bir taraftan Star gazetesinde köşe yazıyor, gezip gördüğü yerleri okurlarıyla paylaşıyor. İpek Tuzcuoğlu ile yeni dizisinden hayata bakışına, güzellik sırlarından evliliğe dair pek çok konuda söyleştik. Bir röportajınızda kadınların erkekleri damızlık olarak kullandıklarını söylemiştiniz. Her gün sevgili değiştiren erkekler kadınlara nasıl bakıyor dersiniz? Bunu tek bir cümle gibi değerlendirmek çok yanlış. Burada benim anlatmak istediğim; çocuk yapmak için bazı kadınların sevgiyi ve aşkı, yaşamlarına sokmadan hareket etmesi üzerineydi. Hatta buna günümüzde gittikçe yaygınlaşan sperm bankalarını da dahil edebilirim. Bu söz sadece bir tek amaç uğruna, “aman yaşım geçiyor çocuk yapmalıyım” konsepti üzerine yaşam kuran kişilerle ilgili. Tanrı dünya var olduğunda Adem ve Havva’yı yaratmış ve düzeni bu iki cins üzerine kurmuş. Aile denilen kavra... Devamı

Ekin Türkmen Ekin Türkmen

2015-01-08 03:31:00

Ekin Türkmen "Aşıkken mevsim hep bahar" Röportaj   Ekin Türkmen ‘Küçük Kadınlar’ dizisinin yüzü hiç gülmeyen ablası Elif’i canlandıran Ekin Türkmen, yeni sezonda ‘Adanalı’ dizisiyle ekranlara gelecek. Bu kez yüzünün gülmesini umduğumuz Türkmen ile ABD seyahatinden aşkta son duruma kadar her şeyi konuştuk. Ekmek Teknesi’nin ondaki yeri apayrı. İlk gözağrısı, ilk okulu, ilk heyecanı. Aradan onca zaman geçmiş, farklı roller denemiş olmasına rağmen dizinin setini de, oradaki rolünü de unutamıyor. “Onun gibisi hiç olmadı” diyecek kadar cesur. Sektörün değişime uğramasının da bunda payı olduğu görüşünde… Güzel, alımlı, kendisi kabul etmiyor ama hayranlarınca çok seksi. Aşk, ayaklarının yerden kesilmesi, gözlerinin kör olması, çocuklar gibi heyecanlanması demek onun için. Bu duyguları hissetmeyi keyifli buluyor. Aşkı hayatın anlamı olarak görüyor. Aşık mı? Onu da röportajımızda söylüyor. Oyunculuğa ‘Ekmek Teknesi’ dizisiyle başladınız. Bugünden geçmişe baktığınızda neler hissediyorsunuz? Öncelikle oyunculuğumun geliştiğini hissediyorum. Ama daha önemlisi ben de değiştim. Tabi ki çok gençtim. Bazı şeylerin bilincine yaş aldıkça varıyorsunuz. Hayat tecrübesi edinmek çok önemli. Şimdi daha olgun ve bu işi yapabilmek için daha donanımlı hissediyorum kendimi... Bir yanda da ‘Ekmek Teknesi’ setinin hep aklımda olacağını, hayatımda çok özel bir yeri olduğunu hiç unutmuyorum. Gerçekten onun gibisi hiç olmadı. O sette çalışmış herkes eminim benim gibi d&uu... Devamı

Lolita Asil Hayatı Röportaj

2015-01-08 03:28:00

Kadınlar yeşil erkekler kırmızıdır Röportaj Lolita Asil Kadavra ressamı Lolita Asil, her insanın çevresine bir renk yaydığını söylüyor. Renginiz oranında da sağlığınız, ilişkileriniz, başarınız, istekleriniz ve geleceğiniz şekilleniyor. Çok sakin, huzurlu... Ama ölüm ile yaşam hakkında bilmek istedikleri var. Annesini 4 yaşında kalp romatizmasından kaybetmiş. Babasını ise 6 ay önce annesinin yanına uğurlamış. Ama o oldum olası hep hayatı ve renklerini sorgulamış. İnsanların da iç renklerinin olduğunu, her renkten bir tutam bulunduranların çok daha huzurlu yaşadığını düşünüyor. Örneğin mavi huzur rengi, mor dahilik... Ama ikisinin de fazlasında kaçacak delik arayacak kadar fena. Bunu anlamak o kadar kolay değil, anlatmak da... İşin ucunu bir kere tuttunuz mu bırakmayacak kadar da sarıyor. Renkler dünyasında fırçalarla huzur bulan ressam Lolita Asil ile bu kez kadavraların içine değil, gerçek yaşamdaki insanların renklerine yolculuğa çıktık. Kadınların rengi var mı? Sadece kadınların değil, herkesin rengi vardır. Ruh soyut bir şeydir ama beden renk taşır. Biraz daha detaya inersek... Vücut bu sisteme ayak uydurmak zorundaysa bu sistemin içindeki yapıları taşımak zorunda. Ses dalgalarını algılayabilecek bir vücut yapısına sahip olmak zorunda. Belli bir renk skalasını kendi vücudunda da mikro ve makro denge olarak barındırmak zorunda. Biz aslında bu evrenin bir parçasıyız. Öyle düşünürsek her gezegenin, her büyük ve küçük parçanın rengi olmak zorunda zaten. Dışarıdaki dünya madde dünyası değil, manevi bir dünya. Bu dünyada ses, ısı ve renk dediğimiz, ışık dediğimiz şeyler var. Bunları elementlerle, ses dalgalarıyla,... Devamı

Atiye Deniz Hayatı Röportaj

2015-01-08 03:26:00

Atiye Deniz "Bu yıl benim yılım oldu" Röportaj   Atiye Deniz Kıpır kıpır şarkıları, kıvrak danslarıyla müziğe yeni bir soluk getiren Atiye, şu sıralar ‘Camp Rock 2: Büyük Final’ filmi için seslendirdiği Türkçe sountrack’iyle konuşuluyor. Genç yıldız müzik dünyasına girdiği yıldan itibaren başarısını arttırmaya devam ediyor. Üç yıl önce çıkardığı ‘Gözyaşlarım’ albümündeki ‘Don’t Think’ parçasıyla hayatımıza girdi Atiye. R&B tarzındaki albümünde hem İngilizce hem de Türkçe parçalar söylüyordu. Çok kısa sürede yakaladığı başarı, Kral TV Müzik Ödülleri’nde ‘En İyi Çıkış Yapan Kadın Sanatçı’ ödülünü kazanmasını sağladı. Sonra ikinci albüm geldi. Yine şarkılarıyla müzik kanallarının listelerinde ilk 3’te yerini aldı. Almanya’dan gelen bu kızı çok seviyoruz. Neden sevmeyelim ki? Sahnede rengarenk giyiniyor, konserlerinde, kliplerinde kıpır kıpır danslara imza atıyor. Kısacası Atiye, yerinde duramıyor. Bu yüzdendir ki, müziğin farklı türlerini seslendirmekten hiç çekinmiyor. Bazen R&B söyleyerek gırtlak yapısının ne kadar iyi olduğunu gösteriyor bazen de rock müziğinin isyankar tonlarında kaybolmayı tercih ediyor. Onun bu cesur başarılı adımları, ismini sık sık duymamıza da neden oluyor. İşte kendisinin de dediği gibi bu yıl Atiye’nin yılı oldu. Önce ‘Salla’ şarkısıyla yerimizde duramadık, sonra yazın o kavurucu sıcaklarında ‘Dondurma’ parçasıyla eğlendik. Teoman’la düet yaptığı ‘Kal’ isimli şarkısı ise sezonun en popüler dizisi &... Devamı

Sibel Tüzün Hayatı Röportaj

2015-01-08 03:24:00

Sibel Tüzün ''Aşk korku ile yaşanmaz'' Röportaj Sibel Tüzün Beş buçuk yaşındaki kızı Elaya ile birebir ilgilenmek dışında müzik çalışmaları, tiyatrolar ve modern sanat etkinlikleri arasında mekik dokuyor. Bu kadar koşturma arasına bir de yeni bir albüm çıkartan Sibel Tüzün, sorularımıza içtenlikle yanıt verdi. Yaklaşık on aylık bir aradan sonra aşkı anlatan beş şarkılık EP formatındaki yeni albümü ‘Saten’ ile dinleyicilerinin karşısına çıkan Sibel Tüzün, yeni heyecanlar yaşıyor. Albüme adını veren ‘Saten’ de dahil olmak üzere üç şarkının müziği ve iki şarkının sözleri de yine sanatçının imzasını taşıyor. Cesur ve iddialı sözler, etkileyici bir yorumla Ege ve Akdeniz’in tutkusunu albümü aracılığıyla dinleyicilerine aktaran, onların kalplerine dokunan Tüzün’ün aslında söylemek istediği: “Korkmayın, aşkı doyasıya yaşayın”. Biz de kendisine sorduk aşkı nasıl yaşadığını. Cevabı, “cesurca” oldu. Daha fazlası röportajımızda... Bu albüme kadar aslında boş durmadınız ama bir görünüp bir kayboluyorsunuz. En son 2003 ‘Kırmızı’, 2004 ‘Kıpkırmızı’, 2005 kızımın doğumu ve yıl sonunda bir single çalışması, 2006 Eurovision Şarkı Yarışması, 2007 ‘Çılgın Dersane Kampta’ sinema filmi, 2008 iki şarkılık single çalışma ‘Aç Telefonu’ ve ‘Yaz Aşkı’, yine 2008 bir Broadway uyarlaması, müzikal ‘Seni Seviyorum, Mükemmelsin, Şimdi Değiş’, 2009 caz projeleri, sahne projeleri ve bir çağdaş tiyatro oyunu, 2010 ‘Saten’ albümü... Bu süreçte aslında sinema, tiyatroyu, e... Devamı

Zeynep Beşerler Hayatı Röportaj

2015-01-08 03:17:00

Zeynep Beşerler "Uzun süreli ilişki, evliliğin düşmanıdır" Röportaj   Zeynep Beşerler ‘Arka Sokaklar’ dizisinin esmer güzeli Zeynep Beşerler, hayal kurmuyor, erkeğe karşı ilk adımı kendisi atıyor. Özellikle de ilişkilerin ilk altı ay içinde adının konması gerektiğini savunuyor. “Aksi evliliğin düşmanı olur” diyor. Sebebini de röportajımızda açıklıyor. Pozitif. Yüzünden gülümseme hiç eksik olmuyor. Uzun soluklu bir ilişkinin ardından “Tıkandığı noktada bitti. Böyle olması gerekiyordu” diyor. Acı çekmiş mi? Bir parça ama kendini paralamamış. “Hayat devam ediyor” diyor. Egolarının, hırslarının olmadığını, bu kötü özelliklerin ilişkileri de hayatı da zorlaştırdığını düşünüyor. Hayata, ilişkilere, kendine dair pek çok şey söylüyor.   ‘Arka Sokaklar’ dizisinin setleri nasıl geçiyor? Koşuşturmayla... Haftanın beş günü setteyiz. Role adapte olmak zor oldu mu? Çok zor olmadı çünkü ekipteki insanların çoğunu önceden tanıyordum. Rol olarak da istediğim bir şeydi polisiye bir dizide oynamak. O yüzden çok keyifli oldu. Gerçek yaşamda polis olmayı ister miydiniz? Onların çok zor bir hayatı var. Sürekli yaptıkları iş nedeniyle can güvenlikleri yok. Stresle yaşıyor olmak gerçekten çok zor. İstemezdim gerçek hayatta polis olmayı. O kadar erkek egemen bir toplumda yaşıyoruz ki, belki kadın polis olduğunuz zaman size duyulan saygı bir nebze daha fazla olabilir ama korkudan. Kadınlara nasıl davranıldığını hepimiz biliyoruz. Kadınları ikinci sınıf vatandaş olarak gören bi... Devamı

Şahnaz Çakıralp Hayatı Röportaj

2015-01-08 03:15:00

Şahnaz Çakıralp "Kadın üzerinden siyaset yapılmasın" Röportaj Şahnaz Çakıralp Yeni dizisi ‘Kirli Beyaz’da şarkıcılığa gönül vermiş bir kadını canlandıran Şahnaz Çakıralp, elinde sihirli bir değnek olsa kadın istismarını önlemeyi ve kadın üzerinden siyaset yapılmasını engellemek istiyor. Roller aynı gibi görülebilir ama karakterler farklı. Bunun kendisine çok fazla şey kattığını düşünüyor. Konservatuardaki hocalarından da övgü alıyor. Oynadığı son dört dizide şarkıcı rollerinde ekranlarda izlediğimiz Şahnaz Çakıralp, gerçek yaşamında da şarkı söylemeyi çok seviyor. Mesleği gereği şan dersi de aldığını söylüyor. Gelecekle ilgili tek amacı iyinin daha iyisini yapmak, mükemmelin daha mükemmeli olmak. İşiyle ilgili çok olumlu cümleler kurarken özel yaşamıyla ilgili “Uzun ilişkiler yaşıyorsunuz ama nikah söz konusu olunca direkten dönüyorsunuz” sözüne şu karşılığı veriyor: “Hayatın akışını değiştirmek mümkün değil.” İnsanı etkileyen gözleri var. Yemyeşil ve derin... Güzel olduğunun farkında ama “hem güzel hem akıllı olmak daha avantajlı” diyor. Dışarıdan bakıldığında kilolu bir kadın olarak görünüyorsa da o buna katılmıyor. “Balık etli bir kadınım” diyor. Yani kendiyle barışık. Kimin ne dediğinin, ne düşündüğünün önemi yok. Hayattan zevk almayı, anı yaşamayı seviyor, gelecekle ilgili çok büyük planlar yapmaktan kaçınıyor. Yeni dizisi, hayatı, kadınlarla ilgili düşünceleri, evliliğe bakışı, çocuk planlarıyla ilgili sorduğumuz sorulara Şahnaz Çakıralp bakın nasıl cevaplar veriyor.  ... Devamı

Aslı Enver Hayatı Röportaj

2015-01-08 03:07:00

Aslı Enver 'Karşılıklı aşk tadından yenmez' Röportaj “Kavak Yelleri” dizisinin Mine’si Aslı Enver, hayata umutla bakan genç bir oyuncu. Enver; ailesini, düşlerini, hedeflerini röportajımızda paylaştı. Yalnız gençlerin değil yetişkinlerin de severek takip ettiği ‘Kavak Yelleri’ dizisi ilgiyle takip ediliyor. Oradaki karakterlerin yaşadıkları, nasıl karar verecekleri merakla bekleniyor. Örneğin son bölümlerde Mine’nin hamilelik durumu, ne karar vereceği merakla uyandırıyor. Bu kadar yerli dizinin olduğu, reyting kaygılarının yaşandığı, bazı dizilerin yayından kaldırıldığı bir dönemde nasıl oluyor da bir gençlik dizisi bu kadar ilgiyle takip ediliyor? Başrol oyuncularından Aslı Enver, bunu ‘samimi’ olmaya bağlıyor. Diğer sorularımızı da bakın nasıl yanıtlıyor: Bolca yerli dizinin olduğu, reyting kaygılarının yaşandığı televizyon dünyasında ‘Kavak Yelleri’ uzun zamandır sıkı sıkıya takip ediliyor. Dizinin bu kadar çok sevileceğini tahmin etmiş miydiniz? Bir işe elbette o işin uzun süreceğine ve başarılı olacağınıza inanarak başlıyorsunuz. Bu yüzden Kavak Yelleri'nin başarısı benim için çok büyük bir sürpriz olmadı. Başta yapım şirketinin, ‘Tims Productions’un olması bana çok güven verdi. Özverilerle çalışan bir ekip ile çalıştığımız için uzun zamandır takip ediliyoruz ve bu bizi çok mutlu ediyor. Sizce bu ilginin asıl sebebi ne olabilir? Her işin bir enerjisi vardır. İnsanlar o enerjiyi sever ya da sevmez. Bizim işimizin de enerjisi insanlar tarafından sevildi, samimiyeti sevildi ve alışkanlık haline geldi. Kısacası işimizin samimiyetini sevdi izleyici.  Dizide Mine, Deniz ile nikah masasında... Devamı

Şenay Gürler Hayatı Röportaj

2015-01-08 03:06:00

Şenay Gürler 'Aşkta strateji değil samimiyet önemli' Röportaj   Şenay Gürler Şenay Gürler, şu sıralar oynadığı iki tiyatro oyunu, bir dizi ve seslendirme nedeniyle yoğun bir koşuşturma içinde. İstanbul’a bayılıyor. Hayatın ona sunduklarından ve aldıklarından çıkardığı çok ders var, her şeye hazırlıklı. Bir şey hariç; anneanne olmak...  Kanal D’de yayınlanan ‘Sırlar’ diziinde rol alan Şenay Gürler, 24 yaşında bir kızı olan genç ve güzel bir kadın. Yıllarca bekar anne olarak yaşamış. Karşısına evliliği düşündürecek kimse çıkmamış. Ama bu olmayacak anlamına da gelmiyor. Çünkü şu anda fena halde aşık.  “Güçlü bir kadınım ama gücüm güçsüzlüğümden geliyor. Ayrıca iç sesime çok inanır, onu çok dinlerim. Bana nerede, ne yapacağımı söyler. Şimdiye dek yanıltmadı da.” Yaşından çok genç duruyor. Enerjik ama bir o kadar sakin görünüyor. İzmirli. İstanbul’a gelmeyi öğrencilik yıllarında aklına koymuş. Kızıyla birlikte büyümüş. O yüzden en yakın arkadaşı, 24 yaşındaki kızı Duygu. En büyük zaafı da o. Bugüne dek çok sıkıntı çekmiş ama “Şimdi her şey yolunda” diyor.  Aynı anda iki tiyatro oyunu ve bir dizide oynuyorsunuz. Müthiş bir enerjiniz olmalı? ‘Çelik Manolyalar’ ve ‘Ay Işığı Tarifesi’ adlı tiyatro oyunlarında ve ‘Küçük Sırlar’ dizisinde oynuyorum. Geçen sezonun ikinci yarısında başlamıştık ‘Çelik Manolyalar’a, bu yıl da aynı hızda devam ediyoruz. 80’li yıllarda çekilmiş, güzel... Devamı

Zahide Yetiş Hayatı Röportaj

2015-01-08 03:05:00

Doktorum’un sunucuları diyor ki; Başarılıyız çünkü samimi ve eğlenceliyiz Röportaj   Doktorum programı istikrarla yola devam ediyor. Sunuculardan biri gerçek doktor ve her gün ameliyat kıyafetleri içinde, operasyondan çıkıp program sunmaya gelmiş gibiler. ‘Reyting’ açgözlüsüne yenilmeyen programın başarı sırrını sunucularıyla konuştuk. Kanal D stüdyosunda ‘Doktorum’ programı henüz bitmiş. Programı, sunucu Zahide Yetiş ve Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr Aytuğ Kolankaya birlikte sunuyor ama yanlarında, yayındayken de yayın sonrası da koşturan ve başarıda önemli katkısı olan, kalabalık bir ekip yer alıyor. Marka olmuş bir programda pay sahibi olmak kadar, bir canlı yayını daha aksamadan bitirmenin adrenalini var herkesin yüzünde. İki yıl önce ekrandan evlere konuk olmaya başlayan ve son bir yıldır da canlı olarak yayınlanan programın başarılı yüzleriyle, kendilerini tarif edişleri gibi samimi ve eğlenceli bir röportaj yaptık. Doktorum’un yapılış amacı ne? Aytuğ Kolankaya: Yıllardır televizyonda birçok programa konuk oluyordum. Daha çok kadın programları içinde sağlık haberlerine yer veriliyordu ve bazen o kadar tuhaf şeyler ortaya çıkıyordu ki... Bir programa konuk olduğunuzda, sizden önce bir türkücü, sizden sonra bir stand-up konuğu oluyor, arada reklam kuşağı çıkıyordu. Üstelik programda kaç dakika konuşacağınızı bilmiyordunuz. Belli bir konuyu anlatacağım diye gittiğinizde, araya başka bir şey girip, konu yarıda kalabiliyordu. Siz sözünüzü bitiremediğiniz için de bazen yanlış mesaj vermiş bile olabiliyordunuz. Bu durumdan gerçekten doktorlar da rahatsız oluyordu. Bunlar üzerinde düş&u... Devamı

Leyla Bilginel Hayatı Röportaj

2015-01-08 03:02:00

Dişi Okan Olacağım Röportaj Leyla Bilginel Leyla Bilginel, 3,5 yaşındaki oğlu Kayra ile çok mutlu, çok huzurlu. Aynı şeyi kariyeri için de istiyor. Hedefinde Okan Bayülgen gibi bir program hazırlayıp sunmak var. Genç ve güzel bir kadın. Oyuncu. Şimdilerde konuklarıyla sohbet ederek derinlemesine incelediği bir müzik programı yapıyor. Yolunu çizmiş; sadece dizi oyuncusu olmak istemiyor. Oyunculuğunu sinemayla taçlandırmayı arzuluyor. Ancak onun önündeki ilk hedef televizyon kariyeri. Bunun için de çok iyi bir nedeni var: “Neden televizyonda dişi bir Okan yok. Hiçbir kadına bunu yapabilecek kadar güvenmiyorlar. Oysa ben yapabilirim.” Bunun için kolları sıvamış bile, gelen teklifler için görüşmelere gidiyor. İçine sinen birinde karar kılacak. Yakınlarda ev taşıdığınızı biliyorum, hayatınızda değişiklik mi var? Evet. Hayatım neredeyse tamamen yenilenme evresinde. 2011’de bütün dünya için böyle. Evim yenilendi, oğlum büyüyor, işlerim çok güzel gidiyor. Daha ne olsun! Yepyeni bir dönemdeyim. Astroloji de bunları söylüyor. Ben yıldızların bana ne söylediğine bakmadan dışarı adım atmam. İş yaşamınızda neler oluyor? Ocak ayında yeni programım ‘Söz-Müzik’ yayına girdi. Başladı ve çok güzel gidiyor. Onun yanı sıra şimdi sizinle bu röportajdan sonra bir görüşmeye gideceğim. Yeni bir program önerisi de geldi başka bir kanaldan. Ne tür programlar olacak bunlar? Biri yarışma diğeri gece programı olacak. Gece programı derken... Bunu çok istiyorum. Yıllardır ‘Neden bir Okan Bayülgen’in dişisi yok bu memlekette’ deyip dururum. Büt&uum... Devamı

Mircan Kaya hayatı Röportaj

2015-01-08 03:01:00

Akacak su, yolunu mutlaka bulur Röportaj Mircan Kaya Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde ‘En İyi Müzik Ödülü’nü kazanan ilk kadın müzisyen Mircan Kaya, köklerinden aldığı güçle müziğini evrenselleştiriyor. Ne yazık ki Türkiye’de sanatla uğraşan insanların kitleler tarafından tanınırlığı, ne kadar popüler işlerin içerisinde yer aldıklarına ya da yaşadıkları sansasyonlara bağlı bir durum. Mircan Kaya’nın da isminin konuşulmaya başlaması, yaptığı müzik türü, ancak Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde aldığı ödülün akabinde gazeteci Murat Bardakçı’nın köşe yazısı ve viyolonsel sanatçısı Uğur Işık’ın açıklamaları sonrasında oldu. Süreç içerisinde filmin müziklerinin asıl kime ait olduğuna dair, taraflar karşılıklı açıklamalarda bulundu ve sonunda jürinin ikinci bir açıklamasıyla Mircan Kaya’nın başarısı bir kez daha tasdiklenmiş oldu. Bu sansasyonel olayın ötesinde Mircan Kaya, Türkiye’de yeterince tanınmasa da İngiltere’nin önemli müzik dergisi The New Internationalist tarafından Kafkaslar’ın Diamanda Galas’ı olarak gösteriliyor, Lorena McKennitt’la kıyaslanıyor. Yine Roger Mills, Limbo gibi önemli müzisyenler ve müzik gruplarıyla birlikte çalışıyor. Albümlerinde Türkçe, Megrelce, Lazca türkülere yer veriyor. Bilimi, farklı kültürleri tanımayı ve hayatta iyi olan her şeyi arayan Mircan Kaya, Yıldız Teknik Üniversitesi İnşaat Fakültesi mezunu. Aynı zamanda Boğaziçi Üniversitesi’nde deprem mühendisliği master’ı da yapmış biri. Mühendislik alanındaki başarıları sayesinde ön... Devamı

Bu hayat benim, önce ben mutlu olayım ki, başkasına faydam dokun

2015-01-08 03:00:00

Bu hayat benim, önce ben mutlu olayım ki, başkasına faydam dokunsun Röportaj Pınar Altuğ Pınar Altuğ Atacan, mutlu evliliği, yükselen kariyeri ve anneliği ile hep hayatımızın içinde. Onunki şans mı, başarılı bir programlama mı yoksa hepsi mi? Biz sorduk, o cevapladı. Podyuma çıktığı yıllarda da ilk sıralardaydı, kendine ayrı yol çizdiğinde de… Yemek programı hazırlayıp sunmaya başladığında tüm kadınları ekran başına kilitledi. Ardından kitabı geldi. Yarışma programlarının sunuculuğunda ekran başındakilerin gözleri hep onu aradı. Aslında hep ailemizin bir üyesi gibiydi. Ancak ne zaman ki ‘Çocuklar Duymasın’ dizisi ile evlerimize konuk oldu, işte o zaman bambaşka bir kimliğe büründü. Diziden ayrılıp yerini başka bir oyuncuya bıraktığında kalbi yine o rolde kaldı. Yıllar sonra dizi, çocukların büyümüş halleriyle yeniden ekrana taşındı. Tutardı, tutmazdı tartışmalarına seyirciden tokat gibi bir cevap geldi. Reytingler yine üst sıralardaydı. Pınar Altuğ Atacan, artık seyircinin tartışmasız en sevdiği oyunculardan biri artık. Bu arada yalnızca kariyerinde değil özel yaşamında da birçok değişiklik oldu. Kendisi gibi oyuncu Yağmur Atacan ile evlendi, Su adını verdikleri bir de kızları oldu. Markalar, onu reklam yüzü yapmak için yarışa girdi. O, yine kendi imajına ve inançlarına uygun birinde karar kıldı. Şimdi Persil’in marka yüzü olarak da reklamlarla evlere konuk oluyor. İşinde başarılı, mutlu bir evliliği var, hayattan keyif alıyor. Dahasını da Seninle okurlarına anlatıyor. ‘Çocuklar Duymasın’ ilk başladığında çocuğunuz yoktu, şimdi annesiniz. Anne olduktan sonra dizideki oyunculuğunuzda neler değişti? Tabii ki bundan 10 sene önce dizi ilk başladığınd... Devamı

Deniz Seki Hayatı Röportaj

2015-01-08 02:59:00

"Kaderimi yeniden yazdım onu yaşıyorum" Röportaj Deniz Seki Büyük bir sınav verdi. Bu dönemde dostunu, düşmanını, hayatını, içindeki gerçek kadını tüm çıplaklığıyla gördü. Kaderini sil baştan yazdı, şimdi ikinci hayatını yaşıyor. Duru ve pürüzsüz bir yüzü var. Gözlerinin içi gülüyor. Biçimli dudakları kahkahayla aralandığında gamzesi ona çok daha seksi bir ifade katıyor. Epey zayıflamış. Ama hala yürürken ayaklarının altındaki zemin titriyor. Hükümet gibi kadın derler ya, aynen öyle bir kadın Deniz Seki… Kaderin bile kolay kolay yıkamayacağı türden… Kendinden çok emin. Kem küm edip soruları geçiştirmiyor, direkt cevap veriyor. Ataol Behramoğlu’nun dizelerindeki gibi “yaşadıklarından öğrendiği çok şey var” ve o bunu cesurca anlatıyor. En çok babasından bahsederken duygulanıyor, annesine, kardeşlerine doyamıyor. Duyguları… Bence en can alıcı noktası onlar. Yanacağını bile bile bu duygusallıktan asla vazgeçmiyor. “Bu Şarkı İkimizin” sizin ikinci televizyon programınız değil mi? Evet. Daha önce “Deniz Yıldızı” adlı kendi programımı yapmıştım. Formatı farklıydı, bu farklı. Yavuz Bingöl ile birlikteyiz. Tamamıyla performans programı. İlk işim sunuculuktu TRT İstanbul Televizyonu’nda. Çok zorlanmadım ama canlı yayın heyecanı, stresi bambaşka. İçimi rahatlatan tek şey en iyi bildiğim işi, müziğimi yapmam. Gelelim hayata… Bu hayattan neler öğrendiniz? Öğrenmem gereken her şeyi öğrendim ama hayat yaşadıkça, yaşandıkça öğrenilecek şeyler hiç bitmiyor. Ben çok büyük sınavlardan... Devamı

Çaylak aşçılar iş başında

2015-01-08 02:57:00

Çaylak aşçılar iş başında Röportaj HP çalışanlarının gönüllü olarak oluşturdukları Hayata Projeler Ekibi, ilk meyveleri ‘Çaylak Aşçının El Kitabı’yla kadınlara destek oluyor. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutlayalı daha 2 ay oldu. Peki aklımızda ne kaldı? Kadınların hâlâ ekonomik hayatın içerisinde tam olarak yer almıyor, siyasetten uzak tutuluyor, şiddete maruz kalıyorlar. Dudaklardan ise sadece kuru kuru “Kadınlar Günü’nüz kutlu olsun” cümlesi dökülmeye devam ediyor. Ne de olsa, özel günleri kutlamak âdettendir. Ülkemizde geri planda bırakılan kadınları çalışma hayatına dahil etmek için az da olsa bir şeyler yapılmaya çalışılıyor. İşte buna güzel bir örnek: Dünyanın en büyük bilgisayar devlerinden biri olan HP’nin Türkiye ofisinin çalışanları, tamamen gönüllülük esasıyla ‘Hayata Projeler Ekibi’ni oluşturmuş ve 8 Mart Dünya Kadınlar Günü için ‘Çaylak Aşçının El Kitabı’ projesini ortaya çıkarmışlar. Satışından elde edilecek gelirin tamamının KEDV (Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı)’e bırakılacak bu proje için ekipteki 40 çalışandan toplam 100 tarif toplanmış. Kimisi tarifleri annesinden istemiş kimisi eşinden, kardeşinden. Kimisinin tarifleri ise tamamen kendisine ait. Ama bu hepsi birbirinden kolay tariflerin tek bir amacı var; o da kadınları ekonomik yaşama dahil edebilmek. Şimdi ekibin tek isteği, ‘Anneler Günü’nde 1000 adet kitabın tamamının satılıp projenin başarıya ulaşması. Böyle bir çalışmaya öncü oldukları için mutlulukları yüzlerinden okunan Operasyon Uzmanı Müge O... Devamı

Ayşe Tolga Hayatı Röportaj

2015-01-08 02:55:00

Aşk sadece çocuğa ve tanrıya hissedilir Röportaj Ayşe Tolga Aromaterapist Ayşe Tolga ile oyunculuk, terapi dünyası, çocuğu, eşi, hayatı ve kadın hakları için verdiği mücadeleyi konuştuk. Tolga, eşini seviyor ama aşkı sadece çocuğuna ve Tanrıya duyduğunu söylüyor. Bir zamanlar televizyon ekranlarında bolca gördüğümüz, artık sanat dünyasından çok uzakta bir isim Ayşe Tolga… O arınmış, kendisi gibi arınmayı isteyenlerle birlikte bir hayat kurmuş. Aisha adını verdiği doğal bir dünyada yaşıyor; sanat camiasından uzakta, annelerden oluşan bir çevresi var. İç hesaplaşmasının büyük bir bölümünü yapmış, amacı insanlara huzur ve mutluluk vermek. Her sabah uyandığında bunun için dua ediyor. Daha pek çok değişiklik var onun yaşamında. Bu röportajımız da onu anlatıyor. Çocukluğunuzu hatırladığınızda burnunuza hangi kokular geliyor? Topluma ait hissetmeyen, her zaman sorgulayan, çok da fazla arkadaşı olmayan, kediler, köpekler ve ağaçlarla arkadaşlık eden bir çocuktum ben. İki yaşından itibaren de elimde boya kalemleri vardı. Derdimi anlatmak için resim yapardım. Utangaç ama zeki ve algıları açık, hümanist bir çocuktum. Çocuklardaki vahşeti sevmediğim için çocuk arkadaşım olmadı. Çocukluğumun kokusu deyince aklıma TipiTip sakızının, Uludağ gazozunun kokusu geliyor. Arka bahçedeki menekşelerin ve akşam sefasının kokusunu anımsıyorum. Ben Acıbadem’de büyüdüm. Yazın akşam sefaları o zaman çok güzel kokardı, şimdi kokmuyor. Ya kızınız... Onun kokusu size neleri anımsatıyor? Hep derler ya bebek kokusu çok güzel diye, aslında bana göre -belki ... Devamı

Ebru Özkan & Feride Çetin Hayatı ve Röportaj

2015-01-08 02:53:00

Kadınlar erkeklerden daha güçlü Röportaj   Ebru Özkan & Feride Çetin Ebru Özkan ve Feride Çetin, Star TV’de birlikte rol aldıkları ‘Anneler ve Kızları’ dizisiyle karşımıza çıkmaya hazırlanıyor. Özkan ve Çetin’le, özel yaşamlarını, hayata bakışlarını, kadın olmanın getirdiği güçlükleri konuştuk. Çekimlerine Malatya’da başlanan ‘Anneler ve Kızları’ Ağustos ayında Star TV’de izleyici karşısına çıkıyor. Başrollerinde ‘Hanımın Çiftliği’ dizisinde tanıyıp sevdiğimiz Ebru Özkan ile son olarak ‘Aşk ve Ceza’da izlediğimiz Feride Çetin var. Özkan, dizide Defne karakterini, Çetin ise Gülizar’ı canlandırıyor. İki farklı kültürde yetişmiş iki kadının aslında kurallar ve baskılar yüzünden aynı kaderi yaşamalarını, benzer kararlar vermelerini aktarıyor. Yeni bir diziye başlıyorsunuz? ‘Anneler ve Kızları’ neyi anlatıyor? Ebru Özkan: Biri Doğu’da diğeri Batı’da yaşayan iki kadını anlatıyor. Hayattan farklı beklentileri olmasına, yaşamları çok farklı akmasına rağmen yazgılarının benzerliğinden kaynaklanan kesişmeyle bir araya geliyorlar. Aslında milyonlarca kadının sahip olduğu bir kaderden yola çıkarak oluşturulmuş bir hikaye anlatılıyor. Ben Defne karakterini oynuyorum. Defne, İstanbul kültürüne alışkın. Ekonomi okumuş fakat çocukluğundan beri acılarla büyümüş. Yaşadığı hayatı kendi tercih etmiş biri. Mutlu evliliği olan bir kadın Defne.   Feride Çetin: Ben Gülizar karakterini canlandırıyorum. Gülizar, Malatya’da yaşıyor. Daha önce hiç büyük şehir görm... Devamı

Bahar Feyzan Hayatı Röportaj

2015-01-08 02:52:00

Ekranın seksi bakışlı spikeri 'Bahar Feyzan' Röportaj   Bahar Feyzan Ekranın başarılı sunucularından bahar Feyzan ile yaşadığı semt Cihangir’deki evinde başlayan ve Tophane’ye kadar uzanan İstanbul’un nefes kesici tarihi yüzü eşliğinde bir çekim ve sıcacık bir söyleşi… TV8’de kariyerine devam eden haber spikeri ve sunucu Bahar Feyzan, yaz aylarında ‘Yaz Günlüğü’ isimli programıyla evlerimize konuk oluyor. Medyaya biraz da tesadüfler eseri dahil olan Feyzan, 11 yılı geride bıraktığı başarılı iş hayatında başarısını kararlılığına bağlıyor. Hayranlarının bakışlarını ‘seksi’ buldukları sunucu ile aşka bakışından, kendiyle ilgili gözlemlerine, evlilik ve çocuk sahibi olma planlarına kadar uzanan renkli ve samimi bir röportaj gerçekleştirdik. Yaz döneminde başladığınız ‘Yaz Günlüğü’nde farklı bir formatla çıkıyorsunuz izleyicilerin karşısına. Biraz programdan bahseder misiniz? Evet salt haber anlatmaktan ziyade bu formatla hafta sonu, cumartesi daha eğlence, pazar ise haber ayağı daha kuvvetli bir program yapıyorum. Kanalımızın çok güzel bir bahçesi var. Yaza uygun bir atmosfer olduğu için çekimlerimizi de bahçemizde yapıyoruz.   Sürekli ekran önünde olmak yorucu mu? Her işin olduğu gibi benim işimin de stresli yanları var elbette. Ama güzel yanları da bir hayli çok. İşimi yıpratıcı bulmuyorum. Seçici çalıştığımdan o kadar da yıpranmıyorum. Zaten hayatım boyunca hep sadece beni çok mutlu eden işleri yaptım. Meslekte edindiğiniz başarının bir sebebi de bu galiba? Evet bence başarıda yaptığınız işi sevmek ve o işi yapma... Devamı

Serkan Ercan Hayatı Röportaj

2015-01-08 02:49:00

Aşkı bulduğum zaman kıymetini de bilirim Röportaj   Serkan Ercan Sinema, tiyatro ya da dizi... En zorlu rollerin üstesinden gelmekte zorlanmıyor. Bugüne dek aldığı ödüller de oyunculuktaki başarısını ortaya koymaya yetiyor. “Tek derdim oyunculuk yapmak” diyecek kadar mutevazı bir duruş sergiliyor. Serkan Ercan yeni yayın döneminde ‘Yalancı Bahar’ dizisiyle karşımıza çıkmaya hazırlanıyor. Çocukluğundaki en büyük hayali diğerleri gibi doktor, pilot değil otobüs şoförü olmaktı. Ailesiyle yaptığı uzun şehirlerarası yolculuklar Serkan Ercan’ın hayallerinin de sınırlarını kaldırmaya yardımcı oldu. Ancak lise yıllarında içine düşen oyunculuk ateşi, hayatının yönünü belirleyecek başka bir yolculuğun habercisi oldu. İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuarı, başarılı oyunculuk macerasının ilk durağıydı... Aileniz oyunculuk mesleği konusundaki seçiminizi nasıl karşıladı? Karşı çıkmadılar ama teşvik de etmediler açıkçası. Beni kendi halime bıraktıklarını söyleyebilirim. Sanırım o dönemde meslek seçimim avukatlık, mimarlık gibi somut bir iş olmadığı için endişelendiler de...   Oyunculuğunuzda ‘ilk büyük çıkışım’ dediğiniz rolünüz hangisi? Öyle bir arayış içinde olmadım hiç. Benim derdim oyunculuktu; karakter ortaya çıkarmaktan heyecanlandım her zaman. Geri kalanı biraz artistliğe giriyor. Oynadığım tüm rollere baktığınızda bunu görürsünüz zaten. Şöyle diyebilirim; bugüne kadar canlandırdığım karakterler beni bulunduğum yere getirdi. Büyük-küçük demeden bir an önce o dünyanın içine gi... Devamı

Ahu Türkpençe Hayatı Röportaj

2015-01-08 02:48:00

Dışım romantik içim rock Röportaj   Ahu Türkpençe Oyuncu Ahu Türkpençe, daha çok televizyon dizilerinden tanıdığımız bir isim. Ama o, tiyatro yapıyor, çok konuşulan sinema filmlerinde karşımıza çıkıyor, çevreyle ilgili projelere imza atıyor. “Evet, özelim. Ama herkes özeldir. Öyle olmasaydık, birbirimize benzerdik.” Ses tonu çok kırılgan, kısık. Konuşurken sanki birini kırmaktan ya da incitmekten korkuyor. Yüzündeki makyaj neredeyse yok denecek kadar az. Sohbetimiz sırasında tüm bu görüntüsünün aksine ‘rock’ müzik sevdiğinden bahsediyor. Çok parası olduğunda ise hayvan barınakları ve çocuklar için harcayacağını söylüyor. Dünyanın gidişatını nasıl görüyorsunuz? Biz insan olamadıktan sonra dünyanın gidişatının hayırlı olması mümkün değil. Keşke hepimiz dünya insanı olabilsek, keşke derdimiz daha çok para daha çok toprak olmasa da mutlu yaşasak. Birbirimize dokunarak, birbirimize değerek insan insan yaşasak ne güzel olurdu. Savaşların sebebinin de para olduğunu düşünüyorum. Ben bu ülkeye giriyorum, yardımcı oluyorum yalanını artık kimse yutmuyor. Bunun sebebi daha fazla güç ve para sahibi olmak. Parayla aranız nasıl? Yettiği kadarından fazlasını istemiyorum. Belli bir meblağ veremeyeceğim ama ‘sekiz tane evim var bir tane daha almalıyım’ gibi hırsım yok. Daha çok param olsa hayvan barınaklarına yardımcı olurum. Çocuklara bir şeyler yapmaya çalışırım. Kefenin cebi yok!   Sizin çocukluğunuz nasıldı peki? Keyifliydi. Eskiden daha fazla oynayacak yer vardı. Apa... Devamı

GÖKÇE BAHADIR Hayatı Röportaj

2015-01-08 02:47:00

İstediğim herşey oluyor Röportaj   GÖKÇE BAHADIR Beş yıl süren iddialı bir rolden sonra ilk sinema filmine de imzasını attı Gökçe Bahadır. Çağan Irmak’ın yönettiği ‘Dedemin İnsanları’ Kasım sonunda izleyiciyle buluşmak için gün sayıyor. Küçük bir kasabada yaşayan on yaşında bir çocuk ve dedesi aracılığıyla, bir ailenin ve bir ülkenin geçirdiği büyük değişimin anlatıldığı ‘Dedemin İnsanları’ göz dolduran kadrosuyla Kasım ayı sonunda vizyona girmeye hazırlanıyor. Yönetmen Çağan Irmak’ın hayatından kesitlerin yer aldığı filmde, Çetin Tekindor, Hümeyra, Zafer Algöz, Yiğit Özşener, Mert Fırat ve Gökçe Bahadır rol alıyor. Girit, Bodrum, Milas, Söke ve Gökçeada’da çekilen filmde Çağan Irmak’ın annesinin gençliğini canlandıran Gökçe Bahadır ile filmi, düşlerini, ‘Sensiz Olmaz’ dizisindeki rolü Begüm’ü, oyunculuğu, geçmişi ve gelecekteki hayallerini konuştuk. Oyunculukla ilgili hayallerinizin hangi noktasındasınız? Bir kere ‘Yaprak Dökümü’, benim hayallerimin çoğunun gerçekleşmesine sebep olan bir yapım oldu. İkincisi de bu sinema filmi. Çünkü ilk sinema filmim bu benim. Aslında en büyük hayalim gerçek oldu diyebilirim. Bundan sonrakiler ekstra keyif işi olacak herhalde… Bir de müzikal yaparsam her şeyi yapmış olacağım.   Şarkı söylemeyi seviyor musunuz? Evet. Aynı zamanda şarkı söyleyip dans ettiğiniz, tüm performansınızı, enerjinizi, canlı olarak gösterebildiğiniz bir şey müzikal. Her oyuncu... Devamı

Hadise Hayatı Röportaj

2015-01-08 02:46:00

Kadınların içinde 3G olmalı Röportaj   Klibinin konseptini 3G olarak kurgulayan Hadise, “Güç, güzellik ve gençlik. Bu üç G de kadınların içinde var. Onlardan korkmadan hayata bağlanmamız gerek” diyerek kadınları içlerindeki 3G’yi çıkarmaya davet ediyor. Konserden konsere koşan, ‘O Ses Türkiye’ ile ekranlarda sıkça boy gösteren, hayli zayıflayıp 36 bedene inen, yeni albümüyle yine ortalığı kasıp kavuran Hadise ile aşkı, kaç beden olduğunu, yarışma programını, duygularını ve planlarını konuştuk. Hayatımıza bir şarkıyla bir girdiniz pir girdiniz. Şarkı söylemek sizin için ne demek? Şarkı söylemek benim için çok büyük bir şey, kelime bulamıyorum bu duyguyu anlatabilmek için. Şarkımı söylerken aklımda müzikten başka hiçbir şey olmuyor, sadece müziğe konsantre oluyorum. Sahneye çıkınca bir şey oluyor bana, başka birine dönüşüyorum sanki. ‘Aşk Kaç Beden Giyer’e nasıl bir klip çektiniz? Evet biraz beklettim sevenlerimi ama değdi. Ben klip çalışmalarına çok emek veren bir sanatçıyım. Her detay önemli. Bazı sahnelerde gözükmeyen ayakkabıların seçimi bile çok önemli benim için. Klibin yönetmeni Hülya Açıkgöz, görüntü yönetmeni Veli Kuzlu. Süper bir ekiple çalıştım. Aşk Kaç Beden Giyer klibimizin konsepti 3G: Güç, Güzellik ve Gençlik. Nedeni çok açık; güç insanın içinde. Güzellik ise her türden olabilir, sadece fizik değil, düşünce ve ruh güzelliği de dahil. Gençlik de her yaşta olabilir..... Devamı

Ece Uslu Hayatı Röportaj

2015-01-08 02:44:00

Mutluluk ayaklarımı yerden kesti Röportaj   Ece Uslu Hayatı akışına bırakıyor, içinden geldiği gibi yaşıyor. Aşık mı? Evet, hem de ayaklarını yerden kesecek kadar... Ece Uslu, özlediği ekranlara TRT 1’de yayınlanacak ‘Bulutların Ötesinde’ dizisiyle dönüyor. Dizi gereği diyetisyen eşliğinde 10 kilo veren oyuncu artık sağlıklı ve düzenli besleniyor. ‘Kara Melek’, ‘Zerda’, ‘Elveda Derken’ ve son olarak ‘Kızım Nerede’ dizilerinde gösterdiği başarılı performansı ile tanınan oyuncu Ece Uslu, yaklaşık iki aydır Akla Kara Tiyatrosu’nda ‘Tom, Dick ve Herry’ adlı oyun ile izleyici karşısına çıkıyor. Çok yakında yine bir dizi ile ekranlara gelmeye hazırlanıyor. Doğal besleniyor, doğal yaşıyor, kalabalığı pek sevmiyor. Bu aralar mutluluktan ayakları da yere değmiyor. Çünkü güven duyduğu birini seviyor. Hatta çocuk düşleri kuruyor. Uslu ile oyunculuğu, tiyatroyu, dizileri, aşkı ve hayatı konuştuk.   Televizyon diziniz bitti, şimdi neler yapıyorsunuz? İki aydır Akla Kara Tiyatrosu’nda ‘Tom, Dick ve Herry’ adlı oyunu oynuyoruz. Güzel ve keyifli bir oyun. Çok eğlenceli bir prova dönemi geçirdik. Dışarıdan gelen bir tek ben vardım ama ekibi yıllardır tanıyor gibiyim. Oyun oynandıkça oturdu. Sürekli artan bir grafikle yükseliyor izleyici sayımız. Oyun neyi anlatıyor? Bir İngiliz oyunu ‘Tom, Dick ve Herry’. Tom ve Linda, mutlu bir çift ama çocukları olmuyor. Çift evlat edinmek için bir ajansa başvuruyor. Tom’un iki kardeşi daha var ama hepsi birbirinden farklı karakterler. Evlat edinme sürecinde her şeyin birbiri... Devamı

AÇELYA DEVRİM YILHAN Hayatı Röportaj

2015-01-08 02:42:00

Aşk eşli bir dans Röportaj   AÇELYA DEVRİM YILHAN 2011’in “Love Story” tadındaki filmi “Beni Unutma”nın başrol oyuncusu Açelya Devrim Yılhan, aşkta ne kadar cesur olabileceğini anlattı. Açelya Devrim Yılhan, emekli albay bir baba ile ev kadını bir annenin tek çocuğu. Disiplinli geçen çocukluğunun şimdi kendisine çok yaradığını söylüyor. Televizyonda ‘Deniz Yıldızı’ ve ‘Unutma Beni’ adlı yapımlarda izlediğimiz, aslında göz aşinalığımız olan ama çok da yakından tanımadığımız bir isim Açelya Devrim Yılhan. Romantik bir yüzü, ilginç bir hikayesi var. O aslında bir matematikçi. Ancak iç dünyasını keşfedebileceği, bunu sergileyebileceği sanata yönelmeyi seçiyor. Tiyatro sınavlarına giriyor, kazanıyor ve okuyor. Bilkent Üniversitesi Tiyatro Bölümü Oyunculuk Anabilim Dalı’ndan da mezun oluyor. Bir-iki televizyon çalışması sonrasında da tüm oyuncuların düşlerini süsleyen başrol ile sinema projesinde yer alıyor. Nasıl mı? Ona göre cevabı çok basit; “Annem hep dört ayak üstüne düştüğümü söylerdi...” Matematik bölümünde okurken neden birden oyuncu olmaya karar verdiniz? Bana göre olmadığını anladım. Meslek dediğiniz şey insan için kendini dış dünyaya ifade etme biçimlerinden biri yani bence ideal olanı bu. Ben bir matematikçi ya da akademisyen olarak bunu gerçekleştiremeyeceğimi fark ettim. Zaten sahne sanatlarına ve özellikle de tiyatroya ilgim hep vardı. Ben de şansımı denemeye karar verdim. Okulu bıraktım, sınava girdim ve kazandım.   Ankara ... Devamı

Sinem Kınran Hayatı Röportaj

2015-01-08 02:41:00

Şık kadın kendi modasını yaratabilen kadındır Röportaj   Singer’in Pazarlama ve Servis Müdürü Sinem Kınran Parlak, “Gelişen teknoloji sayesinde artık kanaviçeleri tek bir tuşla işlemek mümkün” diyor.. El işi, dikiş nakışta becerili olmak artık daha kolay. Yeni nesil Singer’lerle bilgisayarda çizdiklerinizi kolayca dikebilir, kendinizin modacısı olabilirsiniz. Hayatın her zamankinden çok daha hızlı ve tüketmeye yönelik olarak kurgulandığı günümüzde moda da neredeyse hazır giyimden ibaret hale geldi. 70’li yıllar ve öncesinde olduğu gibi dikiş makinesinin başına geçerek kendi modasını yaratan kadınların sayısı ne yazık ki çok azaldı. Ancak unutulmaması gereken, her şey de olduğu gibi şık olmak için de emek harcamak gerektiği. Tarzınızı en iyi şekilde yansıtmak, fiziğinize en uygun giysileri bulmak için mağaza mağaza gezmek yerine belki de biraz nostalji yapıp dikiş makinesinin başına geçmenin vakti gelmiştir. Kadın, moda, şıklık ve dikiş dünyasında son trendleri, konuyla ilgili bir isme Singer Dikiş Makineleri Pazarlama ve Servis Müdürü Sinem Kınran Parlak’a sorduk. Modayla ilgili bir sektörden biri olarak sizce moda nedir? Moda bence farklı olabilmektir. Kadın bunu hazır aldığı bir elbiseyi, kendinden bir şeyler katarak, yorumlayarak da farklı kılabilir. Tasarlamak, kişiselleştirmek önemli. Yeter ki, kadın içinde olan yaratıcılığı dışavursun. Bu anlamda bakınca, en güzeli aslında tasarımını olabildiğince kendinizin yaptığı giysileri taşımak. Bunun için de biraz dikiş bilmek yeterli. Biz de Singer olarak, bunu misyon gibi görüyor ve 7’den 70’e herkese dikişi sevdirmeyi hedefliyoruz.   ... Devamı

MİNE TUGAY Hayatı Röportaj

2015-01-08 02:39:00

Oyuncu olmasaydım ralli yarışçısı olurdum Röportaj   MİNE TUGAY Behzat Ç.’nin gözükara narkotik komiseri Suna’yı canlandıran Mine Tugay, “Suna katı kuralları olan bir kadın. Ama haklı gerekçeleri var” diyor. Tugay ise Suna’nın tam tersine kendisinin katı olmadığını, en azından sevdiklerine karşı affedici olduğunu söylüyor. Mine Tugay, zor bir insan olduğunu söylüyor; “Fazla değişken ruh hallerine sahibim. Çoğu zaman kendimi dizginlemeye, dengelemeye çalışıyorum. Çekingen biri değilim ama biraz yabaniyim maalesef” diyor. Ekranların yeni kuşak fenomen dizisi Behzat Ç.’nin genç ve başarılı oyuncusu Mine Tugay ile oyunculuk kariyerinden modaya bakışına ve aşka dair görüşlerine uzanan samimi bir söyleşi gerçekleştirdik. Behzat Ç. Kısa sürede bir fenomen oldu. Dizinin başarısını neye bağlıyorsunuz? Nasıl tepkiler alıyorsunuz? İnsanlar çoğu zaman izlediklerinin bir dizi, film olduğunu unutabiliyor. Bu durumu o yapımın çok gerçekçi oluşu ve çok sağlam senaryo ve oyunculukları barındırmasına bağlıyorum. Benim canlandırdığım Suna’nın hikayesi ortaya çıkmaya başladığında sokakta bana yönelen şaşkınlık ve korku dolu bakışlar yakaladım. Ama Behzat Ç’nin seyircisi şaşırmaktan ve zeki manevralardan hoşlanan bir kitle olduğundan ve senaryonun hatırlattığı ya da birçok yapımın göstermekten çekindiği önemli gerçekleri izlemekten zevk alan bir kitle olduğu için izleyicilerimle çok hoş sohbetler yapabiliyorum. Yani izlediğinin film olduğunu unutabilecek beyinlerle karşılaşmıyorum aslında…   Behzat Ç. dizisine odaklandığını v... Devamı

Pelin Körmükçü Hayatı Röportaj

2015-01-08 02:37:00

Kendimi yalan dolu bir dünyada buldum! Röportaj   Pelin Körmükçü Tam 3,5 yıl aradan sonra ‘Sen Kimsin’le karşımıza çıkan Pelin Körmükçü’yle aşka, evliliğe ve anneliğe bakışına uzanan samimi bir söyleşi yaptık. Evliliği boyunca kendini yalanlar üzerine korulu bir dünyada bulduğunu söyleyen Körmükçü’den hayatının en büyük iki pişmanlığını da öğrendik... FRANSA’DA BALE EĞİTİMİ ALMADIĞIM VE SESİME ÖNEM VERMEDİĞİM İÇİN PİŞMANIM. BUGÜN FRANSA’DA YAŞAYAN BİR BALERİN, PRİMA BİR ŞARKICI OLABİLİRDİM.   Tolga Çevik’in senaryosunu yazdığı ve başrolünü oynadığı ‘Sen Kimsin’ geçtiğimiz haftalarda vizyona girdi. İki dedektifin başından geçen komik olayların anlatıldığı filmde kızı Selin’in doğumunun ardından kameralardan uzak kalan Pelin Körmükçü de yer alıyor. Filmin komik olmayan tek karakterini canlandıran Körmükçü, 3.5 yıldır uzak kaldığı kameranın tadını doyasıya çıkardığını söylüyor. Özel hayatında ikinci kez ayrılık yaşayan Körmükçü, pozitif enerjisi ve güleryüzünden ise hiçbir şey kaybetmemiş görünüyor. BKM’nin ofisinde buluştuğumuz Körmükçü ile gençliğinin sırrı ve hayat felsefesi olarak tanımladığı pozitifliği, aşk, oyunculuk, annelik ve elbette yeni filmi ‘Sen Kimsin’ üstüne konuştuk.  Geçtiğimiz günlerde vizyona giren ‘Sen Kimsin? Adlı filminizden bahseder misiniz? Beklediğiniz gibi bir çalışma oldu mu? İki dedektifin başından geçen komik olayları konu alan &lsqu... Devamı

. .