complex 14 Takipçi | 6 Takip

Çocuğum okul korkusu yaşıyor mu? Psikoloji

2015-01-14 00:12:00

Çocuğum okul korkusu yaşıyor mu? Psikoloji   Çocuğunuz okul fobisi yaşıyorsa, okula gitmek istemediği için onu suçlamayın. Aksine bu korkusunu anlayabildiğinizi ona hissettirin. Okullar açıldı… Yeni bir eğitim yılı heyecanı tüm öğrencileri sardı. Ancak bu heyecan çocuğunuzu korkutabilir. ANNESİNE AŞIRI BAĞLI OLAN ÇOCUK OKUL FOBİSİ YAŞIYOR. UZMANLARA GÖRE ÇOCUĞUN YAŞADIĞI ASIL ENDİŞE, OKUL KORKUSU DEĞİL, ANNEDEN KOPMA KORKUSU. İyi bir eğitim hayatına başlangıç, okuldaki ilk günle yakından ilişkili. Çocuğu psikolojik olarak bu yeni döneme hazırlama konusunda en önemli sorumluluk ise aileye düşüyor. Davranış Bilimleri Enstitüsü Uzman Psikolog Şeyma Özdalga ile çocuğunuzu bu sürecte nasıl destekleyebileceğinizi konuştuk. ANNEYE BAĞIMLI ÇOCUK ZORLANIYOR Çocuğun okul hayatına başlamak için zihinsel ve sosyal açıdan olgunlaşması gerekiyor. Ana sınıfı eğitimi almak bu nedenle bir avantaj. Çocuğun okul sürecinden önce ailesi tarafından bireyselleşmesinin desteklenmesi, küçük yaşlardan itibaren ise özgüvenini geliştirmesi, sosyal iletişim becerilerinin artırılması gerekiyor. Uzmanlara göre okul korkusunun altında yatan temel sebep, aslında okuldan korkmak değil, çocuğun o güne kadar alışkın olduğu ortamdan, ev ve aile ortamından uzaklaşmaktan korkmasına dayanıyor.   ÖFKE PATLAMALARI VE FİZİKSEL TİKLER BELİRTİ Okul fobisi kendini gösterdiğinde ve ailenin çabaları sonuçsuz kaldığında çocukta, öfkede artış, uyku, tik sorunları, alt ıslatma gibi problemler görülebiliyor. Okul fobisinin ciddiye alınması gereken bir s... Devamı

Birçok sorunun kaynağı Cinsel eğitimsizlik Mansur Beyazyürek

2015-01-14 00:10:00

Birçok sorunun kaynağı Cinsel eğitimsizlik Mansur Beyazyürek   Cinsellik kimi zaman övünç kimi zaman ise utanç kaynağı olarak algılanıyor. Oysa her insan özel ve değerlidir. Türkiye’nin en büyük sorunu cinsel eğitimsizlik. Bu konuda bulunduğumuz nokta ise içler acısı. Siyasetçisinden doktoruna, eğitimlisinden eğitimsizine büyük çoğunluk cinsellik hakkında hayret verici açıklamalar da bulunuyor. Ekim ayında katıldığım bir televizyon programında sunucu bana şöyle bir soru yöneltti: “Hocam sizce Türkiye’nin en büyük, en önemli sorunu nedir?” Bu soruya hiç tereddüt etmeden verdiğim cevap: “Cinsel eğitim, cinselliği bilememek... Elimde olsa eğitimin her aşamasında cinsel eğitimle ilgili dersler koydururdum, bizi yönetenlerin de bu eğitimi almalarını isterdim.” Ve daha ay bitmeden (31 Ekim 2012) gazetelere ve TV’lere şöyle bir haber düştü: “Yeşilay Mardin Şube Başkanı Lütfü Günlüoğlu, yaptığı yazılı açıklamada, büyük illerden Artuklu Üniversitesi’ne okumaya gelen gençlerin beraberlerinde ‘ahlaksızlığı’ da getirdiklerini savundu, “kız-erkek gençlerimiz özgürlük ve medeniyet adına el ele uluorta gezmeye, herkesin önünde hayasızca sevişmeye başladılar” deyip acil önlem istedi.” Üniversite ve ahlaksızlığı aynı kefeye koyabilen bu kafaya yeterince tepki olmadığı şöyledursun, destekleyenler bile olduğu söylendi.     VAY AHLAKTAN BAŞIMIZA GELENLERE! Kişinin ahlak anlayışı kadın cinselliğine indirgenmişse, vay ahlaktan başımıza gelenlere! Katıldığım TV programında &u... Devamı

Yeni yılda yeni bir BEN! Psikoloji

2015-01-12 20:06:00

Yeni yılda yeni bir BEN! Psikoloji   Önünüzde yepyeni bir yıl var. Hayal ettiğiniz her şeyi belki de bu yıl elde edecek, ne zamandır ertelediğiniz planlarınızı nihayet hayata geçirebileceksiniz. Ne de olsa yeni bir yıl yepyeni başlangıçlar için harika bir zamanlama! Peki nereden başlamalı? Yeni bir yıla girerken, öncelikle bu yıl kendinizden ne beklediğinizi belirleyin. Kararlarınızı yeni yıla en az 1 hafta kala belirlemiş olun. Böylece kararlarınızı uygulamaya başlamadan önce özümseyebilirsiniz. Hatta kararlarınızı kağıda dökün ve bu kağıdı yatağınızın başucuna asın. Böylece her sabah uyandığınızda kararlarınızla yüzleşir, kendinize verdiğiniz sözü hatırlarsınız. Kararlarınızı geride bıraktığınız yılda sizi nelerin mutlu etmediğine bakarak belirleyebilirsiniz. Hayatınızı yeni yılda nasıl yenileyebilirsiniz emin değilseniz, işte size yol gösterebilecek birkaç fikir...     FENG SHUI İLE EVİNİZE ENERJİ, HAYATINIZA AŞKI ÇAĞIRIN Kendinizi yenilerken, evrenin, doğanın güçlerini ve titreşimlerini dengeleyerek, hayatınıza başarı, sağlık ve zenginlik getirme yöntemi olan Feng Shui’den yararlanabilirsiniz. İşe evinizden başlayın. Oturma odasında yalınlık anahtar kelime, huzur verici renkler ise işin püf noktası. Yatak odasında sıcak renkler öne çıkmalı. Mutlu aşk hayatı için yatak odasının güneybatı yönünü her zaman temiz, derli toplu tutmalısınız. Bu yöne konulacak, kadın ve erkeği simgeleyen kırmızı ve beyaz renkli iki mum şans getiriyor. Yeni bir aşk arıyor ve bunu Feng Shui’ye bırakmak istemiyorsanız, www.ecift.com.tr’ye üye olabilirsiniz? YA İŞİNİZİ DEĞİŞTİRİN YA DA İŞİNİZE BAKIŞ AÇINIZI B&uum... Devamı

Kış diye depresyona girmeyin! Psikoloji

2015-01-12 20:05:00

Kış diye depresyona girmeyin! Psikoloji    Bu aylarda kış depresyonu vakaları artıyor. Kışın açık alanda yapılacak aktivitelerin azalması, güneş ışığını daha az görmek kış depresyonunun başlıca sebepleri. Peki kış depresyonundan nasıl korunabiliriz? Depresyon herkesin başına gelebilecek bir durum. Önemli olan, bu süreçte kendini motive edebilmek. Çağımızda, yalnızlaşan insan için depresyon, olağanlaşmaya başladı. Gündelik yaşam ve iş koşuştur-macası içinde, çoğumuz duygularımıza, arzularımıza yabancılaşmış bir şekilde yaşamak zorunda kalıyoruz. Bu da bizim ruhsal yapımızda hayata karşı derin bir boşluk ve anlamsızlık duygusu uyanmasına sebep olabiliyor. Kış aylarında güneş ışığını daha az görüyor olmamız da karamsarlaşmamıza neden olabiliyor. Uzmanlar depresyon belirtilerini hissettiğimiz anda psikolojik destek almamızı öneriyor. Böylece sorun büyümeden, ilk evrelerde müdahale edildiğinde depresyon daha çabuk atlatılabiliyor. Maviengin Psikolojik Danışmanlık’tan uzman psikolog Ufuk Maviengin, depresyon tedavisinde uzmana güvenmenin önemini vurguluyor. DEPRESYONDA MISINIZ? Araştırmalara göre, insanlar kış aylarında yüzde 25 oranında daha mutsuz. Bu orana dahil olan her beş kişiden biri ise potansiyel depresyon kurbanı. Depresyonun da birçok hastalık gibi belirtileri var. Depresyonda olan kişi öncelikle değersizlik ve suçluluk hissi yaşıyor. Yaşama karşı isteksizlik, olaylara sürekli kötü yönünden bakma, enerji düşüklüğü, işte motivasyon kaybı, aşırı yeme ya da iştah kaybı ve bazen de ölüm arzusu hissetme en önemli belirtiler.   DEPRESYONDAN YÜRÜYEREK KURTULUN Psikolo... Devamı

Mutluluğun sırrı bencillik! Psikoloji

2015-01-12 20:05:00

Mutluluğun sırrı bencillik! Psikoloji   Türkiye’de her on kişiden 4’ü çok mutsuz, 5’i durumlarına şükretme modunda, 1’i ise aşırı mutsuz. Bu sonuca göre genel anlamda pek de mutlu olduğumuz söylenemez. Peki bunun sebebi ne? Mutlu olmak öğrenilebilir mi? Araştırdık... MUTLU OLMAK İÇİN BİRAZ ‘BEN’ ODAKLI OLMAk GEREKİYOR . EGOIST OLUN DEMİYORUZ AMA BAŞKALARI İÇİN DE YAŞAMAYI BIRAKIN Türkiye İstatistik Kurumu’nun araştırmasına göre Türkiye’de insanların sadece yüzde 8.5’i hayatından çok memnun. Yüzde 53 ise mutlu olduğunu söylüyor, ki muhtemelen onların çoğunluğu da mütevazı karakterler. Geri kalan yüzde 39’luk dilim ise tam anlamıyla iç karartıcı bir tablo çiziyor. Peki biz neden bu kadar mutsuz insanlarız? Ekonomik sıkıntılar ve dışımızda gelişen etkenler için bir şey yapamadığımız durumları bir kenara bırakırsak, acaba bu karamsar tabloda payımız olabilir mi? Ya da soruyu tersinden soralım; biz mutlu olmak için ne yapıyoruz ya da yapmalıyız? Eğitim, danışmanlık ve koçluk hizmeti veren Şapka’nın kurucusu Müge Çevik, “Hayatta bizi nelerin mutlu ettiğini bilmeden, bu mutluluğa sahip olmak için ne yapmamız gerektiğini çözmemiz imkansız” diyor ve ekliyor, “Mutlu olmak için bazen biraz da bencil olabilmek gerekiyor”. ASLINDA BENCİL OLMADAN MUTLU OLUNMUYOR Ne yazık ki, hayatı ‘ben merkezli’ görmeyenlerin çoğunlukta olduğu bir toplum yapısına sahibiz. Türkiye’de kendi varoluşunu yetersiz görüp, hayatındaki 2. veya 3. kişilere bağlı olarak mutlu olan insanlar çoğunlukta. Mutluluk kavramını değerlendiren kişiler, mutluluk kaynağ... Devamı

Beynin yarattığı bir olumsuzluk pazartesi sendromu Psikoloji

2015-01-12 20:04:00

Beynin yarattığı bir olumsuzluk pazartesi sendromu Psikoloji    Pek çoğumuzun kabusu haline gelen pazartesi, gözünüzü korkutmasın! Yapmanız gereken tek şey uzman görüşlerini içeren tavsiyelerimize kulak vermek. DEPRESİF RUH HALİNDEN KURTULUP İHTİYACINIZ OLAN ENERJİYE KAVUŞMAK VE HAFTAYA MUTLU BİR BAŞLANGIÇ YAPMAK SANDIĞINIZ KADAR ZOR DEĞİL! Yine bir pazartesi ve hafta sonuna günler var... Üstelik yapılacak işler gözünüzün önüne geldiğinde ‘keşke cuma olsaydı’, dememek işten bile değil... Ancak hemen mutsuzluğa kapılmayın. Uzmanlara göre, pazartesi sendorumun kolayca atlatabilirsiniz. İşte yöntemleri.... Gününüze enerjİ katın Bir adet kivi, elma ve birkaç havucu sıkarak içine biraz limon damlatın. Elde ettiğiniz bu içecek, gerçek bir depresyon içeceğidir. Kivi, portakaldan daha fazla C vitamini içerir ve C vitamini, kalp sağlığını korumaya yardımcı olur. Elmada, kemikleri kuvvetlendiren floridzin isimli flavanoid vardır. Havuç ise cilt sağlığını korumaya yardımcı güçlü bir antioksidan olan beta karoten bakımından oldukça zengindir. Biraz daha canlanmaya mı ihtiyacınız var? İçeceğinize zencefil ilave ederek biraz daha lezzet ve enerji katabilirsiniz. Katı meyve sıkacağınız yoksa zencefil esansını katkısız hazır meyve suyunuza ekleyebilirsiniz. Pazartesİ sendromu akıp gİtsİn Cildinizi canlandıracak bir peeling uygulaması ile güne mutlu başlayın. Bir ölçek şekere (200 gr) bir damla zeytinyağı ve birkaç damla bergamot esansı ekleyin. Banyoda vücudunuza bu karışımı sürün ve sonra durulayın. Kokusuna bayılacaksınız. Bergamot depresyonla savaşmaya ve kan dolaşımını hızlandırmaya ya... Devamı

Çocuğunuz sizin aynanız Psikoloji

2015-01-12 20:03:00

Çocuğunuz sizin aynanız Psikoloji    Çocuğunuzun nasıl bir birey olarak yetişmesini istiyorsanız, siz de öyle davranın. Çünkü o büyürken sizi örnek alıyor. UZMANLAR UYARIYOR ; “ÇOCUĞUNUZA KOŞULSUZ SEVGİYLE YAKLAŞIN . CEZALANDIRMAYIN, ARKADAŞI DEĞİL ANNE-BABASI OLUN.” Sorgulayan, düşünen bireyler ancak düşünen ve sorgulayan anne-babalar tarafından yetiştiriliyor. ‘Her anne-baba çocuğu için en iyisini ister; en iyi okullarda okumasını, en iyi mesleklere sahip olmasını ve en önemlisi de ahlaklı, doğru, sorumluluk sahibi ve mutlu biri olmasını. Ancak her ne kadar niyeti doğru olsa da annebaba yaptıkları hatalarla çocuklarını istedikleri gibi yetiştiremeyebiliyor. Oysa işin sırrı çocuğun tamamen bizim birer aynamız olduğunu fark etmekten geçiyor. Prof. Dr. Üstün Dökmen, “Çocuğunuzun nasıl bir birey olmasını istiyorsanız, önce siz öyle biri olun. Çünkü o sizi örnek alıyor” diyor. O, SİZİN ESERİNİZ Bir çocuk doğduğunda genetik yapısı ailesinden aldığı mirasa göre belirleniyor. Genetik özellikleri çocuğun zeka yapısının 100-110 arasında olmasına imkan sağlıyorsa, iyi beslenme ve yeterli uyaranlarla çocuğun zekası en üst limitine 110’a ulaşabilir. En kötü koşullardaysa bu oran 100’de sınırlı kalır. Anne-baba sunduğu imkanlar ve çocuğa verdiği uyaranlarla çocuğun zekası kadar karakteri üzerinde de büyük paya sahip. Çünkü çocuk anne-babayı her anlamda örnek alıyor.   ANAOKULU ÖNCESİ DÖNEM ÇOK ÖNEMLİ Çocukların en hızlı öğrendikleri çağ 0-... Devamı

Yalnızlık kalbin düşmanı! Psikoloji

2015-01-12 20:02:00

Yalnızlık kalbin düşmanı! Psikoloji   Araştırmalara göre, evlilik kalbe iyi geliyor. Yalnız kalan kişi hayatın tüm sorunlarıyla tek başına boğuşurken, evli çiftler daha düzenli ve standardı daha yüksek bir hayat yaşıyor. Bu da kalp hastalıkları riskini azaltıyor. BEKAR ERKEKLERDE KALP KRİZİ RİSKİ EVLİLERE GÖRE YÜZDE 65, KADINLARDAYSA 66 DAHA YÜKSEK. KALP SAĞLIĞI İÇİN HUZUR ANAHTAR KELİME Araştırmalara göre kalp sağlığı ile insan psikolojisi arasında güçlü bir bağ bulunuyor. Sağlıklı bir kalbe sahip olmanın yolu öncelikle hayata pozitif bakmaktan ve kişiyi mutlu edecek bir eşe sahip olmaktan geçiyor. Yani, duygularla özdeşen kalp, aşksız bir yaşamı kabul etmiyor. Liv Hospital Kalp Sağlığı Kliniği Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Alp Burak Çatak da bu görüşü savunuyor. Doç. Dr. Çatak, evliliğin kişiyi yalnızlık hissinden kurtardığı için kalp sağlığına iyi geldiğini söylüyor. Finlandiya’da yapılan ve ‘Europan Journal of Preventive Cardiology’de yayınlanan araştırma da bu görüşü destekliyor. Araştırma sonuçlarına göre evlilik hem kadın hem de erkeğin kalp krizine bağlı ölüm olasılığını belirli oranda azaltıyor. Özellikle orta yaşlı evli ve birlikte yaşayan çiftlerde akut olaydan sonraki süreç çok daha olumlu seyrediyor. Araştırma sonuçlarına göre bekar erkeklerde kalp krizi geçirme ihtimali evli olanlara göre yüzde 58-66 daha yüksek. Kadınlarda ise bu oran yüzde 60-65. Kalp krizine bağlı ölüm oranlarıysa bekarlarda çok daha yüksek seyrediyor. Bekar erkeklerde kalbe bağlı ölüm oranı evli erkeklere göre yüzde 60-68 daha yüksek saptanırken, beka... Devamı

Mutlu olmanın 20 püf noktası Psikoloji

2015-01-12 20:01:00

Mutlu olmanın 20 püf noktası Psikoloji   Mutlu olmak o kadar da zor değİl. Size mutluluk getirecek 20 önerimiz var. Minicik değişikliklerle hayatınıza renk katabilirsiniz. Deneyin, mutlu olun! Mutlu olmak ister misiniz? Kim istemez ki. Mutluluk çağlar boyu insanoğlunun peşinde olduğu yegane amaç. Yüzünüzde oluşan en küçük gülümsemenin bile hayatın ve insanların size karşı tutumunda yaratacağı büyük değişimi düşünürsek, mutlu olmak için ne kadar çok sebebimiz olduğunu daha net görürüz. Kaliforniya Üniversitesi’nde yürütülen bir araştırmaya göre mutluluğumuzun ve huzurumuzun yüzde 40’ı tercihlerimizin ve hayata bakışımızın sonucu. Bu nedenle hayata pozitif yaklaşmaya ve kendinize karşı daha iyi davranmaya bakın. Kötü şeyler yaşadığınızda kendinize şu telkinlerde bulunun: “Hayatta hiçbir şey benden daha önemli değil. İyiyim, harikayım.” Telkinin yanı sıra mutlu olmanızı kolaylaştıracak 20 önerimiz var. Deneyin, mutlu olun! 1 DANS, DANS VE DANS! Tüm egzersizler içinde en zevklisi şüphesiz dans etmek. Dans, hem neşenizi yerine getirir, hem formunuzu korumanıza yardımcı olur. Dahası sosyalleşmenize de katkı sağlar. Şimdi çekingenliği bir kenara bırakıp hemen yakın arkadaşlarınızla randevulaşın. Ve hafta sonu dans pistindeki yerinizi alın. 2 SEVDİKLERİNİZE KOCAMAN SARILIN Amerika, Güney Kaliforniya Üniversitesi’nin yaptığı bir araştırmaya göre ten temasının hormonlar üstünde olumlu etkisi var. En çok da kucaklaşmak işe yarıyor. Araştırmaya göre sadece 20 saniye bile biriyle kucaklaşmak anti stres hormonu oksitosin’in kana karşıması için yeterli. İşte şimdi sevdik... Devamı

. .