complex 14 Takipçi | 6 Takip

Ekin Türkmen Ekin Türkmen

2015-01-07 17:31:00
Ekin Türkmen "Aşıkken mevsim hep bahar"
Röportaj

 

Ekin Türkmen

Ekin Türkmen

‘Küçük Kadınlar’ dizisinin yüzü hiç gülmeyen ablası Elif’i canlandıran Ekin Türkmen, yeni sezonda ‘Adanalı’ dizisiyle ekranlara gelecek. Bu kez yüzünün gülmesini umduğumuz Türkmen ile ABD seyahatinden aşkta son duruma kadar her şeyi konuştuk.

Ekmek Teknesi’nin ondaki yeri apayrı. İlk gözağrısı, ilk okulu, ilk heyecanı. Aradan onca zaman geçmiş, farklı roller denemiş olmasına rağmen dizinin setini de, oradaki rolünü de unutamıyor. “Onun gibisi hiç olmadı” diyecek kadar cesur. Sektörün değişime uğramasının da bunda payı olduğu görüşünde… Güzel, alımlı, kendisi kabul etmiyor ama hayranlarınca çok seksi. Aşk, ayaklarının yerden kesilmesi, gözlerinin kör olması, çocuklar gibi heyecanlanması demek onun için. Bu duyguları hissetmeyi keyifli buluyor. Aşkı hayatın anlamı olarak görüyor. Aşık mı? Onu da röportajımızda söylüyor.

Oyunculuğa ‘Ekmek Teknesi’ dizisiyle başladınız. Bugünden geçmişe baktığınızda neler hissediyorsunuz?
Öncelikle oyunculuğumun geliştiğini hissediyorum. Ama daha önemlisi ben de değiştim. Tabi ki çok gençtim. Bazı şeylerin bilincine yaş aldıkça varıyorsunuz. Hayat tecrübesi edinmek çok önemli. Şimdi daha olgun ve bu işi yapabilmek için daha donanımlı hissediyorum kendimi... Bir yanda da ‘Ekmek Teknesi’ setinin hep aklımda olacağını, hayatımda çok özel bir yeri olduğunu hiç unutmuyorum. Gerçekten onun gibisi hiç olmadı. O sette çalışmış herkes eminim benim gibi düşünüyordur. Zamanla bazı şeyler değişiyor tabii. Sektörümüz de çok değişti. Demin de söylediğim gibi daha iyi buluyorum elbette o günlerden bugünlere oyunculuğumu. Çünkü oyunculuk zaman içinde gelişen bir meslek. Tecrübeler ve yaşadıklarınız oyunculuğunuzu şekillendiriyor. Öğrenmeye devam ettikçe daha da iyi bir oyuncu olacağımı hissediyorum.

 


Ekin Türkmen

Ekin Türkmen

Uzun süre Amerika’da kaldınız. Orada neler yaptınız? Orada kaldığınız sürede Türkiye’de (tabii ki aileniz dışında) neleri, kimleri özlediniz? “Gider gitmez mutlaka yapacağım” dediğiniz ilk şey neydi?
Kendimi orada çok iyi hissettim. Çünkü çok uzun zamandır aralıksız çalışıyordum. Dinlenmek, üstelik de başka bir ülkede olmak bana çok iyi geldi. İyi ki bunu yaptım diyorum. Kendimi ödüllendirdim. Ailemi ve arkadaşlarımı çok özledim elbette. Zaten başka yerde yaşamanın en zor tarafı bu. Yoksa her yerde yaşayabilirim. İstanbul’a gelince önce Boğaz’a gitmek istedim. Yaptım da. Arkadaşlarımla buluştum. Çok özlemiştim onlarla vakit geçirmeyi. 

Yeni projeleriniz neler?
Yeni projelere dahil oldum. ‘Adanalı’ dizisiyle anlaştım. Yeni sezonda ATV ekranlarında olacağım. Yapımcı Süreç Film, senaristimiz Tayfun Güneyer. Çok hoş bir karakter yazmış. Pamuk adında Adanalı bir köylü kızını canlandıracağım. Benim için farklı bir rol olacak. Umarım seyircinin de hoşuna gider.

Dizilerde genelde çok az gülen karakterleri canlandırıyorsunuz. Fotoğraflarınıza bakınca da güldüğünüz fotoğraflar çok az. Sert bir kadın imajınız var. Öyle misiniz?
Sanırım böyle tarif ettiğiniz gibi görünüyorum. Ama gerçekte öyle değilim. Çok eğlenceli biriyimdir. İnsanın kendini tarif etmesi çok zor.

Sosyal sorumluluk projelerine çok sıcak bakıyorsunuz. Şimdiye kadar hangi projelerde yer aldınız? Sosyal sorumluluğun hangi alanında olmak sizin daha çok ilginizi çekiyor.
‘Bir Damla Gelecek’ diye bir projede yer aldım. Bu da çocuklara suyu tasarruflu kullanmayı öğretmeyi amaçlayan bir işti. Çok memnunum böyle projelerde olmaktan. Çünkü takip ediliyoruz, dolayısıyla iyi örnekler olmalıyız. Böyle projelere dikkat çeker, insanları daha fazla bilinçlendirmek bizim görevimiz diye düşünüyorum. Sahip olduğumuz şöhreti doğru kullanmak diyebiliriz. 

Ekin Türkmen

Ekin Türkmen

Aşkta son durum nedir?
Aşkta bir son durum yok ne yazık ki. Yalnızım. Bakalım, kısmet bu işler.

Aşık olduğunuzda kendinizi nasıl hissediyorsunuz? Ayakları yerden kesilmiş mi? Temkinli mi? Çocuk gibi heyecanlı mı? 
Yerden kesilme, gözleri kör, çocuklar gibi heyecanlı benim için de uygun tarifler. Aşkı hissetmek çok keyifli. Belki de hayatın anlamı... Hep havanın bahar olması gibi.

Lüks tüketime karşı takıntınız var. Hatta bir röportajınızda “Altında cipi olan, üstüne başına çok önem veren insanı sevmem” demişsiniz. Siz nelere önem veriyorsunuz? Yaşamda, dostlukta, ilişkilerde neler ilk planda sizin için?
Lüks tüketime karşıyım demektense ben tercih etmiyorum demek daha doğru olur. Bütün insanlarda kıtlık bilinci olmalı. Dünyada bu kadar aç insan varken bizler biraz daha dikkatli olmalıyız. Hayatta en çok neye önem veriyorsun diye soruyorsanız tabii ki dostluğa, samimiyete ve dürüstlüğe önem veriyorum diyebilirim. 

Anneniz, babanız, kardeşiniz oyunculuğunuz konusunda size neler söylüyorlar?
Her zaman destek oluyorlar. Ben de onlara layık olmaya çalışıyorum. Eleştirilerine önem veriyorum. Fikirlerini soruyorum.

Genelde sizi neler çileden çıkarır, neler mutlu eder?
Verilen sözlerin tutulmaması çileden çıkarır. İşimi iyi yaptığımı düşündüğüm anlarda çok mutlu olurum. Onun dışında hayattan zevk almasını bilen biriyim. Mutluluk gelip beni bulsun diye beklemem.

Hayal kurar mısınız? Şimdiye dek kurduğunuz hayallerden gerçekleşen oldu mu? Neydi?
Hayal kurarım elbette. Hayallerim gerçek olsun diye beklemem. Bilemiyorum. Hayata pek öyle sizin sorduğunuz gibi bakmıyorum. Günümüzde insanlar daha çok vurdumduymaz, her an bir olay, bir insan, insanı çileden çıkarabiliyor.

Devamı Seninle Dergisi Eylül 2010 Sayısında...

 

3
0
0
Yorum Yaz
. .