complex 14 Takipçi | 6 Takip

BURCU GÜNEŞ Hayatı Röportaj

2015-01-08 03:33:00
BURCU GÜNEŞ "Hayatım boyunca biri bana sahip çıksın istedim"
Röportaj
Burcu Güneş

Burcu Güneş

Beş albümden sonra ilk single’ını çıkarmaya hazırlanan Burcu Güneş, hayatta sahip olduklarının değerini çok iyi biliyor. Onun için sevgi her şey demek. Güneş ile hayat üzerine konuştuk.

Annesi babası 7 yaşındayken ayrıldığı için hep bir yanı eksik büyümüş Burcu Güneş. Sesindeki güç belki içindeki çığlıktan bu kadar yüksek, bu kadar buruk, bu kadar hüzünlü... Babası ölene kadar hep annesi ile babasını bir araya getirmeye çabalamış çocuk yüreğiyle. Biri ona sahip çıksın, sevsin, saçını okşasın istemiş. İlk evliliğini bu düşüncelerle yapmış. Pişman mı? Hayır... Şimdiki ilişkisinde çok güçlü, ayakları yere basıyor, seviyor, seviliyor. Ama o hala içindeki masum çocuğun sesine kulak veriyor. Onu susturacak, besleyecek şeylerle doyurmaya çalışıyor. Bu yüzden diyor; “Boşanmış ailelerin çocuklarının bir yanı hep eksik kalır” diye... Özellikle de kızların... Çünkü onlar babalarının en büyük aşkıdır.

Single’ınız hayırlı olsun.
Teşekkürler. Bu benim ilk single’ım. 5 albüm sonra geldi. Temmuz ayı ortalarında sevenlerimle buluşacak.

Burcu Güneş içinde nasıl biri?
İçerideki hayatımda bambaşka bir insanım. Çok daha sakin, sessiz, dinleyen... Dışarıda kendimi ifade etmem gerekiyor. Dışarıdaki hayatımda sonuçta yine aynı kadınım ama kenarda köşede durmayı kendimi dinlemeyi çok seviyorum.

İlham böyle mi geliyor?
Sessizlik anında gelen yaratıcı sesleri dışarıda olduğumda, yoğun olduğumda duyamayabiliyorum. Bazen rüyalarımda oluyor. Rüyamda yeni şarkı yapıyorum. Mümkün olduğunca yaratıcı sürece girdiğimde organizasyonların beni bölmesine kesinlikle müsaade etmemem gerekiyor.


Yalnızlık çektiğiniz olmuyor mu?
Aksine yalnız kalmak istiyorum. Geçmişte oluyordu tabii. Şimdi hissetmiyorum. Bir ilişkim var ve yalnız değilim. İlişkim olmadan önce de artık onun sırrını çözmüştüm. Vazgeçtiğin şey senindir. Hayatta ne kadar çok biri olsun diye düşünür insan, olmuyor. Ona odaklanınca sanki bir yokluk duygusuna odaklanılıyor. Ben ne zaman vazgeçtim bunlardan, hayatımda çok güzel bir kimlik oluştu. Bir insan geldi bana hediye. O kadar doluydu ki hayatım; kız arkadaşlarımla, sosyal programlarım, sporum, başka geliştirebileceğim alanlar, dans pek çok şey vardı. Böyle bir eksiklik hissetmiyordum. Eşli çıkılan programlar da yapmıyordum. Gitsem bile keyif alıyordum, yalnızlık hissetmiyordum. Çok uyumlu bir insanımdır. Çocukla çocuk olurum, erkekle erkek, yaşlıyla yaşlı... Herkesle empati kurabilirim. Çevremdeki insanların güzel aşklarına baka baka, onların sevgilerine şükrederek bana da güzel bir aşk geldi.
 

Burcu Güneş

Burcu Güneş

İlişkilerinizde nasıl bir kadınsınız?
İlişkim bittiğinde hemen başka biriyle beraber olabilen bir insan değilim. Çünkü orada ne öğrendiğimi görebilmem için bir kenara çekilmem, bakmam lazım. Ne yaşadım, ne oldu, ben ne kadar verdim, ne kadar aldım? Bir de kendini arındırmalı insan... Ondan sonra bakmalı kendine, ben neredeyim, ne arıyorum diye. İnsanların kendilerine seçme şansı bırakmaları lazım. Hepimizin, herkesin alternatifi olabilir. Karşımıza hiç beklemediğimiz anda çıkabilir ama bazen mantık ve duyguyu doğru dengeleyemeyebiliriz. Ben işimden dolayı çok duygusalım. Hayatımın bütününe bakıp ona göre birini seçmem gerekiyor diye düşünüyorum. 

Kadın seçer mi seçilir mi?
Kişiye bağlı. Genelde kadınların seçtiklerini düşünüyorum. Hayatın dönemi de çok mühim. Hayata çok güven duyduğunuz zamanlarda, prensip ve kurallarınızı esnettiğiniz zamanlarda bu olabiliyor. Hayat sizin seçtiğiniz gibi gidiyor.

Evliliğe inancınız ne?
Tamamıyla kişiyle doğru orantılı. Karşılıklı fedakarlık olmalı. İlişki başlıyor, mutlaka iki ayrı insansınız, bir süre sonra acaba katlanıyor muyum bu kişiye, yoksa çok sevdiğim ve devam etmesini istediğim için mi diye düşünürsünüz. Bence insan o noktada kendini kendi yapan özelliklerinden vazgeçmemeli. Bu evliliğe giderken böyle olmalı; herkes birbirini olduğu gibi kabul etmeli. Güven, saygı, sevgi gibi temel özellikleri bir insanda bulduktan sonra bitti diye bir şey yok. Ondan sonra gelen özellikler de var. Kişinin kendi gelişim süreçleri oluyor. Bunları da gözden geçirmek gerekiyor. Buralarda dikkatli olmak lazım. Evlilik sözleşmeleri bazı durumlar için çok gerekli, bazıları için çok samimiyetsiz.

Bu noktaya gelmek yaşadığınız ilişkiler nedeniyle mi oldu, yoksa anne-babanızın ayrılığıyla mı?
Annem ile babamın evliliği, boşanması çok derin bir şeydi. Çocuktum. Onların evliliğinde gördüğüm en net şey, o kadar küçük yaşta evlilik çok ender olur. Daha kendilerini tanımadan hayatta, ne istediklerini tam olarak bilemeden bir evliliğin içine girmişler. Onlardan öğrenebileceğim çok fazla bir şey olmadı. 
 

 

“Hep bir tarafımız masum, eksik... Çok eğlendiğim zamanda bile gözlerime hüzün çöker. Ben bunu anlayamazdım. Bir seminere katılmıştım adımı ‘Sessiz Ağlayan’ koymuşlardı.”

“Hep bir tarafımız masum, eksik... Çok eğlendiğim zamanda bile gözlerime hüzün çöker. Ben bunu anlayamazdım. Bir seminere katılmıştım adımı ‘Sessiz Ağlayan’ koymuşlardı.”

 

Ayrılıkları doğru muydu sizce?
Kesinlikle. 7 yaşındaydım ayrıldıklarında. Babamın yanında kaldım. Annemin bir çalışma hayatına başlaması, kendini toparlaması 2 yılı buldu. Babasının yanında kalıyordu. Benimle ilgilenebilecek, bana bakabilecek, zaman ayırabilecek bir hayatı oluşamamıştı. Onunki çok zor bir evlilik olmuş. Babaannem, dedem, babam bir evde yaşarlarken o eve gelin gelmiş. Annesini 11 yaşında kaybetmiş. Birileri tarafından sahiplenilecek yaştayken o eve gelin gelmiş. Anne sevgisi yarım kalmış, ailesinden alacağı sevgi, güven ihtiyacı oturmadan başka bir hayata geçiş yapmış. Babam onu çok sevip evlenmek isteyince evlenmiş. Babam 18 yaşındaymış annemle evlendiğinde. Üstelik ailesine baskı yaparak... Ortaokuldan beri birbirleriyle ilgileniyorlarmış.

 

7
0
0
Yorum Yaz
. .