complex 14 Takipçi | 6 Takip

Birçok sorunun kaynağı Cinsel eğitimsizlik Mansur Beyazyürek

2015-01-13 14:10:00
Birçok sorunun kaynağı Cinsel eğitimsizlik
Mansur Beyazyürek

 

aralik-2012-mansur-beyazyurek-resim-1

Cinsellik kimi zaman övünç kimi zaman ise utanç kaynağı olarak algılanıyor. Oysa her insan özel ve değerlidir.

Türkiye’nin en büyük sorunu cinsel eğitimsizlik. Bu konuda bulunduğumuz nokta ise içler acısı. Siyasetçisinden doktoruna, eğitimlisinden eğitimsizine büyük çoğunluk cinsellik hakkında hayret verici açıklamalar da bulunuyor.

Ekim ayında katıldığım bir televizyon programında sunucu bana şöyle bir soru yöneltti: “Hocam sizce Türkiye’nin en büyük, en önemli sorunu nedir?” Bu soruya hiç tereddüt etmeden verdiğim cevap: “Cinsel eğitim, cinselliği bilememek... Elimde olsa eğitimin her aşamasında cinsel eğitimle ilgili dersler koydururdum, bizi yönetenlerin de bu eğitimi almalarını isterdim.” Ve daha ay bitmeden (31 Ekim 2012) gazetelere ve TV’lere şöyle bir haber düştü: “Yeşilay Mardin Şube Başkanı Lütfü Günlüoğlu, yaptığı yazılı açıklamada, büyük illerden Artuklu Üniversitesi’ne okumaya gelen gençlerin beraberlerinde ‘ahlaksızlığı’ da getirdiklerini savundu, “kız-erkek gençlerimiz özgürlük ve medeniyet adına el ele uluorta gezmeye, herkesin önünde hayasızca sevişmeye başladılar” deyip acil önlem istedi.” Üniversite ve ahlaksızlığı aynı kefeye koyabilen bu kafaya yeterince tepki olmadığı şöyledursun, destekleyenler bile olduğu söylendi.

 

 

aralik-2012-mansur-beyazyurek-resim-2
VAY AHLAKTAN BAŞIMIZA GELENLERE!
Kişinin ahlak anlayışı kadın cinselliğine indirgenmişse, vay ahlaktan başımıza gelenlere! Katıldığım TV programında ülkedeki birçok sorunda olduğu gibi kadın-erkek eşitsizliğinde, kadına veya başkalarına yönelik şiddette hep cinsel eğitimsizliğin rolü olduğunu söyledim. Ülkemizde, üzülerek söylemeliyim ki sağlıklı, mutlu bir cinsel yaşam için kısıtlamalar, baskılar toplumun eğitimli, eğitimsiz her kesiminde çok yaygın. Cinsellik denildiğinde ne anlarız, nasıl algılarız?
- En çok merak edilen ama en çok yasaklanandır.
- En çok konuşulan ama aslında hiç konuşulmayan konudur.
- Çok şey bilindiği iddia edilir, aslında çok az şey bilinir.
- Bir yandan övünç kaynağı olabilirken, bir yandan ise utanç kaynağı olabilecek bir konudur.
- Milyonlarca insan bu konuda sorun yaşarken sanki en az sorun yaşanan konudur.

Kişinin ahlak anlayışı kadın cinselliğine indirgenmişse, vay ahlaktan başımıza gelenlere! Kadın-erkek eşitsizliğinden, kadına yönelik şiddete kadar birçok sorunun temelinde hep cinsel eğitimsizlik yatıyor.

DOĞASI GEREĞİ İNSAN YARGILANMAMALI
Dergide bana ayrılan sayfalara sığmayacak, üzerinde kütüphaneler dolduracak kadar kitaplar yazılan böyle önemli bir konuda bazı başlıklar vererek, araştırmak, öğrenmek isteyenlere rehber olmak isterim. İşte çağdaş cinsellik hakkında bilinmesi gerekenler:
- Cinsellik tüm insanlara özgüdür.
- Cinsellik, yaşamın doğal ve sağlıklı bir parçasıdır. İnsanlar, diğer canlılardan farklı olarak üreme dışında sadece haz almaya yönelik de cinsel davranışlar sergilerler. İnsanın cinselliğini, cinsel duygular, fanteziler ve arzular şeklinde sergilemesi kendi doğasının bir parçasıdır.
- Cinselliğin bedensel, etik, psikolojik, toplumsal ve duygusal boyutları vardır.
- İnsanlar, cinselliklerini değişik yollarla ifade ederler ve yaşarlar. Farklı cinsel davranışlar ve farklı yönelimler göstererek cinselliklerini yaşayabilirler. Kişi bundan dolayı yargılanmamalıdır. Önemli olan cinsel davranış biçiminin zorlayıcı, sınırlayıcı, suçlayıcı, bedensel ve ruhsal yönden zarar verici olmaması ve daha önemlisi, çiftin her iki üyesinin rızası ve özgür iradesi ile olmasıdır.
- Cinsel yaşam, zorlama ve sömürüden uzak olmalıdır. Güçlü olanın zayıfı ezmesi şekline dönüşmemelidir.
- Cinsel yaşam karşılıklı güven, doğruluk, saygı ve sevgi üzerine oturtulmalıdır. Karşılıklı paylaşım ve birbirine özen gösterme esas olmalıdır.
- Özellikle gençlere ve çocuklara yönelik doğru, sağlıklı bilgilendirme programları oluşturulup bilgilenmeleri sağlanmalıdır. Konuyla ilgili bu dönemlerde yaşanan bazı olaylar etkilerini yaşam boyu gösterebilirler.
- Her insan özel ve değerlidir. Cinsel davranışlar, hüzün, neşe, haz ve acı gibi birçok duyguları bir arada barındırır. Bu duygular nedeniyle etrafı tarafından aşağılanmamalı, anlayış gösterilmelidir.

 

Devamı diğer sayfada


 

aralik-2012-mansur-beyazyurek-resim-3

En çok merak edilen ama yasaklanan, hakkında en çok konuşulmasına rağmen hiçbir şey bilinmeyen cinsellik hakkında toplumun her kesimine eğitim verilmeli.

GAZETE MANŞETLERİ ÜRKÜTÜCÜ
Dünya Cinsel Sağlık Birliği, Cinsel Haklar Bildirgesi’nde, kapsamlı cinsel eğitim hakkımızın doğumdan başlayarak yaşam boyu devam eden bir süreç olduğunu ve bütün sosyal kurumları kapsaması gerektiğini vurgulamaktadır. Bu satırları yazdığım gün gazetelere düşen bazı haberler cinsel eğitimin sandığımdan daha fazla ülkemize gerekli olduğunu düşündürdü bana.
- Op. Dr. Ceyhun İrgil bir panelde : “Memeler bir işe yaramaz, sadece emzirmek için yaratılmıştır” diyor.
- Bizi yöneten en üst düzeydeki siyasetçiler ‘bahtsız bedevi’ atışması yapıyor.
- 2 yıl kadar önce bir kadın bakan, eşcinsellik hastalıktır diyebilmiştir.
Cinsel eğitim, doktor, siyasetçi ayrımı yapmadan, toplumun her kesimine hem de mümkün olduğu kadar erken yaşlardan başlayarak uygulanmalı. Yoksa özde bahtsız insanların yaşadığı bir ülke olmamız kaçınılmaz. Mutluluğumuzun, sağlıklı yaşamımızın en önemli kaynaklarından olan cinsellik konusunda kulaktan dolma, arkadaş bilgileri yerine araştırılarak uzmanlara danışarak bilgi sahibi olmaya çalışalım. Sevgili okurlarıma huzurlu, sağlıklı, mutlu bir yıl diliyorum. 
Kaynakça: Cinsel Yaşam ve Sorunları CETAD ( Cinsel Eğitim ve Araştırma Derneği) www.cedat.org.tr Tel: 02122195954 

Okurlardan

Oyun ve oyuncak çocuğun zihinsel, bedensel, duygusal gelişiminde aktif rol oynar. Oyuncak ve oyun seçiminde cinsel farklılığı gözeterek seçim yaparlar.

Soru: 8 yaşındaki kızım yaşı ve cinsiyetine uygun bir şekilde bebeklerle oynamak yerine tabanca gibi erkek çocuklara uygun oyuncakları tercih ediyor. Bu bir sorunun işareti mi? Handan Güloğlu (31), Tekirdağ
Cevap: 8 yaşındaki çocuk yaşadığı olayları ve çevresindekileri taklit ederek insan yaşamı için önemli olayları yaşamaya başlar. Oyun ve oyuncak çocuğun zihinsel, bedensel, duygusal gelişiminde aktif rol oynar. 4-8 yaşındaki çocuklar oyun, oyun arkadaşı ve oyuncak seçiminde cinsiyet farklılıkları gözeterek davranırlar. Çocuğunuzda tabanca seçmeye yönelme, çevresel bazı faktörlere bağlı olabilir. Hemcinsleriyle oyun ortamı oluşturmaya çabalayın, onların seçimini taklit ederek tabancadan vazgeçebilir, daha sağlıklı yönelimler edinebilir. Başarılı olamazsanız bir çocuk psikiyatrına başvurmanızı öneririm.

Soru: 6 yaşındaki kızım babasının vefatından sonra (2 yıl önce) çok içine kapandı. Bana ise aşırı düşkün. Tekrar evlenmeyi düşünüyorum. Bu durumu ona nasıl açıklamalıyım? Kadriye Demirci (34), İstanbul
Cevap: 6 yaşında babasını kaybetmiş bir kız çocuğu 4 yıldır içine kapanık yaşıyorsa, anneye bağımlılığı arttıysa mutlaka profesyonel yardım alınmalıydı. Tekrar evlenmeyi düşünmeniz çok doğal. Şayet kızınızda durgunluk, size aşırı bağımlılık, okulda başarısızlık gibi durumlar söz konusuysa bir profesyonel aracılığı ile konuşmanız daha sağlıklı ve daha az zedeleyici olacaktır.

 

 

25
0
0
Yorum Yaz
. .