complex 14 Takipçi | 6 Takip

Atiye Deniz Hayatı Röportaj

2015-01-08 03:26:00
Atiye Deniz "Bu yıl benim yılım oldu"
Röportaj

 

Atiye Deniz

Atiye Deniz

Kıpır kıpır şarkıları, kıvrak danslarıyla müziğe yeni bir soluk getiren Atiye, şu sıralar ‘Camp Rock 2: Büyük Final’ filmi için seslendirdiği Türkçe sountrack’iyle konuşuluyor. Genç yıldız müzik dünyasına girdiği yıldan itibaren başarısını arttırmaya devam ediyor.

Üç yıl önce çıkardığı ‘Gözyaşlarım’ albümündeki ‘Don’t Think’ parçasıyla hayatımıza girdi Atiye. R&B tarzındaki albümünde hem İngilizce hem de Türkçe parçalar söylüyordu. Çok kısa sürede yakaladığı başarı, Kral TV Müzik Ödülleri’nde ‘En İyi Çıkış Yapan Kadın Sanatçı’ ödülünü kazanmasını sağladı. Sonra ikinci albüm geldi. Yine şarkılarıyla müzik kanallarının listelerinde ilk 3’te yerini aldı. Almanya’dan gelen bu kızı çok seviyoruz. Neden sevmeyelim ki? Sahnede rengarenk giyiniyor, konserlerinde, kliplerinde kıpır kıpır danslara imza atıyor. Kısacası Atiye, yerinde duramıyor. Bu yüzdendir ki, müziğin farklı türlerini seslendirmekten hiç çekinmiyor. Bazen R&B söyleyerek gırtlak yapısının ne kadar iyi olduğunu gösteriyor bazen de rock müziğinin isyankar tonlarında kaybolmayı tercih ediyor. Onun bu cesur başarılı adımları, ismini sık sık duymamıza da neden oluyor. İşte kendisinin de dediği gibi bu yıl Atiye’nin yılı oldu. Önce ‘Salla’ şarkısıyla yerimizde duramadık, sonra yazın o kavurucu sıcaklarında ‘Dondurma’ parçasıyla eğlendik. Teoman’la düet yaptığı ‘Kal’ isimli şarkısı ise sezonun en popüler dizisi ‘Küçük Sırlar’ın müziği oldu. Şimdi de Atiye’yi tüm dünya gençlerinin beğenerek izlediği ‘Camp Rock’ filminin devam filminde seslendirdiği Türkçe soundtrack’le dinliyoruz. Hiç kuşkusuz ki, bu kız ileride hem müziği hem de danslarıyla müzik dünyasındaki yerini daha da sağlamlaştıracak.

 


 

Atiye Deniz

Atiye Deniz

137 milyonun üzerinde izleyiciye ulaşan ‘Camp Rock’ filminin devamı olan ‘Camp Rock 2: Büyük Final’de, ‘Wouldn’t Change A Thing’ isimli şarkının cover’ını yaptınız. Teklif nasıl geldi?
Disney Channel, ‘Camp Rock 2: Büyük Final’in Türkçe soundtrack’ini seslendirmek için bir isim aradıklarında beni düşünmüşler. Beni düşünmelerinin nedeni de filmin karakterine uygun olmamdı. Yani genç olmam, şarkı söylemeyi ve dans etmeyi çok sevmemden dolayı beni istemişler. Ben de böyle bir teklif karşısında çok sevindim. Disney Channel’ın önemli bir projesinde yer almak çok hoşuma gitti ve hemen projeyi kabul ettim.

Filmin yine büyük ses getireceğini düşünüyor musunuz?
Gösterildiği tüm ülkelerde ‘Camp Rock’ filminin kendisi de ve müzikleri de çok ilgi gördü. Dediğiniz gibi ilk film, 137 milyonun üzerinde bir izleyici kitlesine ulaştı. Film, aynı zamanda ülkemizde de çok beğeniliyor. Durum böyle olunca ‘Camp Rock 2: Büyük Final’ de kesinlikle çok beğenilecek. Zaten bu film de yine ilk film gibi çok hareketli. Filmin oyuncuları, Jonas Brothers ve Demi Lovato hayranları tarafından çok seviliyor.

Filmin birincisini daha önce seyretmiş miydiniz?
Evet, filmin birincisini izledim ve çok sevdim. Bana göre film, gençliğin ruhunu ve müzik tutkusunu çok güzel yansıtıyor. Bence bu yüzden de herkes tarafından seviliyor.

Filmin genç yıldızı Demi Lavato’nun büyük bir hayran kitlesi var. Lavato’yla ortak noktalarınızın olduğunu düşünüyor musunuz?
Gerçek hayatta bilemiyorum ama filmdeki rolüyle ortak noktalarımız var. Genç olması, müziği ve dansı çok sevmesi aramızdaki benzer noktaları oluşturuyor. Zaten öyle ki bu benzer noktalardan dolayı Disney Channel, filmin Türkçe soundtrack’ini benim seslendirmemi istedi.

Atiye Deniz

Atiye Deniz

Türkiye’de hem şarkı söyleyip hem dans eden şarkıcı yok gibi. Ama siz şarkılarınızla olduğu kadar danslarınızla da adınızdan söz ediyorsunuz. Ne zamandan beri dans ediyorsunuz? Özel bir koreografla çalışıyor musunuz?
Çocukluğumdan beri müziği ve dansı çok seviyorum. 5 yaşında dans etmeye başladım. Daha sonra bu tutkumu farklı dans dallarında eğitim görerek pekiştirdim. Bunların arasında bale, jazz, modern dans, hip hop, Latin Amerikan dansları var. Kliplerimdeki, konserlerimdeki koreografileri genelde kendim yapıyor olsam da bazen dansçılarımla bazen de koreografla ortak bir şekilde yaptığımız koreografiler de yok değil. Şu bir gerçek ki, koreografilerim için özel çalışıyorum.

Aslında Türkiye’nin ilk kadın R&B şarkıcısı olarak lanse edildiniz. Ama pop ve rock tarzına da kaydığınız oluyor. Tarzınızı nasıl yorumluyorsunuz?
Rock ve R&B türleri müziğimde çok etkin ama ben tüm müzik türlerine yakınım. Onun için kendimi belli bir müzik türüne ait hissetmiyorum. Şarkılarımı en iyi şekilde yansıtacağını düşündüğüm müzik türü, yakın olduğum müziktir. O yüzden rock’çıyım, R&B’ciyim, diye sınıflandırılmak istemiyorum.

Soundtrack, başarılı albümler derken, yurt dışında albüm çıkarmayı düşünüyor musunuz?
Evet, artık yurt dışında da başarılı albümlere imza atmam gerektiğini düşünüyorum. Bu yüzden de şu anda böyle bir albüm için yoğun bir çalışma programı sürdürüyorum. Geçtiğimiz ay bu çalışmalara başladık. Bir sorun yaşamazsak önümüzdeki yıl, yurt dışı için hazırladığım albüm piyasada olacak. Umarım bu albümüm de diğer albümlerim gibi çok beğenilir.

‘Salla’ ve ‘Dondurma’ şarkılarınız dinleyicileriniz tarafından çok beğenildi. Hayatın içindekileri eğlenceli bir dille anlatıyorsunuz. Tarzınızla müziğe yeni bir bakış açısı getirdiğinizi düşünüyor musunuz?
Dediğiniz gibi, bu iki parçam gerçekten çok beğenildi. Aslına bakarsanız müzik bir ifade biçimidir. Tüm sanatçılar yaptıkları müzik türlerine kendi bakış açılarını getirmeye çalışıyor. Ben de kendi bakış açımı, sözlerimle ve müziğimle ortaya koymaya çalışıyorum. Şarkılarımın eğlenceli olduğu kadar romantik veya başkaldıran tarafları olabilir. Bu da bir anlamda beni anlatıyor. Yani romantik olduğum kadar başkaldıran taraflarımı da.

Teoman ile düet yaptığınız ‘Kal’ isimli şarkınız, ‘Küçük Sırlar’ dizisiyle yeniden gündemde. Yine bu yıl Kelebek Ödülleri’nde ‘En İyi Çıkış Yapan Kadın Sanatçı’ ödülünü aldınız. “Bu yıl benim yılım oldu” diyebilir misiniz?
Aslında bu yıl sesimi geniş bir kitleye duyurabildiğim bir yıl oldu ve umarım hep böyle devam eder. Çünkü daha yolun çok başındayım. Sorduğunuz gibi rahatlıkla “Bu yıl benim yılım oldu” diyebilirim.

Yeşiller Partisi’nin başlattığı ‘İstanbul’un 2 milyon ağacı için 2 milyon İstanbullu’ kampanyasında 3. köprüye “Hayır” dediniz. Ne oldu da “Hayır” demeye karar verdiniz?
Kentleşme konusunda Türkiye’de aceleci veya yanlış kararların verilmiş olduğunu düşünüyorum. Her yerde çarpık bir kentleşmenin olduğunu hepimiz görüyoruz. Bu çarpık kentleşme hem şehrin silüetini değiştiriyor hem de doğayı katlediyor. Oysa gelecek nesilleri düşünerek doğanın ve tarihin korunmasıyla ilgili daha temkinli kararlar vermek gerekiyor. 3. köprü projesiyle yeşil alanların zarar görmesine karşı olduğumu belirtmek istedim.

 

 

41
0
0
Yorum Yaz
. .