complex 14 Takipçi | 6 Takip

8 Mart Kadınlar Günü’ne girerken Kadına yönelik ŞİDDET giderek a

2015-01-10 16:36:00
8 Mart Kadınlar Günü’ne girerken Kadına yönelik ŞİDDET giderek artıyor!
Mansur Beyazyürek

 

mart-2013-mansur-beyazyurek-resim-1
 Erkeklerin utancı olan Dünya Kadınlar Günü’nüzü kutluyorum. Bir 8 Mart’a daha girerken, şiddetin giderek arttığını üzülerek takip ediyorum.

9 Şubat Cumartesi günü Cine 5’te katıldığım açık oturumun konusu ‘Şiddet’ idi. Aile içi şiddet, kadına şiddet, sporda şiddet, doktora şiddet, medyada şiddet… Şiddetin her türlüsüne değindik. 2 saat süren programda ben, konuklar, sunucu Ece Hanım birçok şey söyledik. Eminim biz söyledik, biz dinledik. Seninle’de 5 yıldır yazıyorum. Özellikle kadına şiddet konusuna defalarca değindim. Bir ruh sağlığı çalışanı olarak önerilerimi yazdım. Katıldığım TV programlarında düşüncelerimi söyledim. Yazılı basına demeçler verdim, panellerde konuştum. Konusunda uzman birçok kişi şiddet, çeşitleri ve çözümleri konusunda önerilerde bulunuyorlar. Sonuç: Şiddet azalmıyor, artıyor. Ve de artacak! (Kahin değilim ama biliyorum). Şiddet artacak çünkü:
● Ortada bir çelişki var, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, aile değerleri ve ailenin korunmasına yönelik çalışıyor. Kadına şiddet en çok aile bireyleri tarafından uygulanıyor. Maddi sorunlar düşünülmeden çok çocuk önerileri, bakanın bağlı olduğu siyasi görüş açısından destekleniyor.
● KOZA gibi, kadını şiddetten koruyacak kurumların, yapıların artması şiddeti önleyemiyor. Hemen her gün gazetelerde okuyoruz; ‘Koruma altındaki kadın eşi tarafından öldürüldü’...
● 15 bin mahkumun salınmasını öngören yasayla, (Denetimli Serbestlik Yasası) yakınına, eşine şiddet uygulayan binlerce mahkum salıverildi. Yasa veto edilebilirdi veya düzeltilebilirdi, şiddete taviz verilmeyeceği vurgulanabilir, caydırıcılığı olabilirdi. Ama olmadı... Olan, “Yarım bıraktığın işi tamamla” gibi bir şey oldu.

 


● Erkek egemen bir toplumda yaşıyoruz ve kadına şiddeti haklı gösteren bakış açısındayız. Üzülerek ifade etmem gerekirse birçok kadın da aynı bakış açısını paylaşıyor: “Arandı, orada ne işi vardı, hak etti…”
● Erkeğin doğduğu andan başlayarak yetişme tarzı şiddeti besleyen yönde gelişiyor. “Erkek adam! Göster pipini! Sana vurursa sen de ona vur!...” mesajlarıyla büyüyen erkek çocuk, 5-7 yaş aralığında uğradığı sünnet travmasıyla şiddeti daha çok benimseyerek büyüyor. Aile içindeki bireylerin birbirlerine gösterdikleri şiddet içeren davranış ve sözler öğreniliyor ve ileriki yaşamda kendini gösteriyor.

mart-2013-mansur-beyazyurek-resim-2
● Bu yazıyı okuyan veya toplumda kaç kişi ‘6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun olduğunu ve bu kanunun 8 Mart 2012 tarihinde TBMM Genel Kurulu’nda oybirliği ile kabul edilip 20 Mart 2012 tarihinde Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girdiğini biliyor? Yasanın içeriği, uygulanabilirliği neden sürekli gündemde olmaz, abuk sabuk tartışmaların yapıldığı beyaz camda sık sık yer almaz! Yasanın çıktığı tarihten bugüne 1 yıl geçti. Kadına yönelik şiddet veya toplumda genel anlamıyla şiddet azalmıyor, artıyor. Ve de bu gidişle daha da artacak!
● Yöneticiler, sorumlu konumdaki kişiler, ayırımcı, öfkeli, şiddet içeren mesajlar vermekten vazgeçsinler. Ben bu satırları yazarken gazeteden bir haber, “Kadına şiddet meclisi gerdi. Mecliste kadına yönelik şiddetin araştırılması için verilen önerge gerginliğe neden oldu… Gündemin belli olduğu belirtilerek, önerge tartışmalı oylama sonucunda reddedildi!” (8 Şubat 2013 Milliyet S: 26)
● Son zamanlarda olumlu örnekler olmakla birlikte, kadın döven, öldüren kişilere ‘ iyi hal’, hafifletici sebep uygulanmakta.
● Ve bir haber daha; sağlıkta şiddet sınır tanımıyor. Ağrı’da bir hasta yakını ‘Hastam acil’ diyerek tartıştığı 7 aylık hamile nöroloğa tekme attı. 105. hastasını muayene ederken içeri giren başka bir hasta yakını… (8 Şubat Milliyet S: 7) Sağlıkta dönüşüm şiddete dönüştü. Doktora, özellikle kadın doktora yönelik şiddet de artış gösteriyor. Sonuç olarak diyebiliriz ki, şiddet her alanda devam edecek çünkü bitmesi için gerçekçi hiçbir çözüm üretilmiyor. Erkeklerin utancı olan 8 Mart Dünya Kadınlar Gününüzü kutluyorum. Sevgilerimle

Okurlardan

S 10 yaşındaki oğlum her zaman olmasa da zaman zaman kekeleyerek konuşuyor. Bu fiziksel bir rahatsızlık mıdır, yoksa psikolojik mi? Tedavisi nedir? Özlem Yaşaran (38), İstanbul
C Bu durum fiziksel bir rahatsızlık düşündürmüyor. Kekemeliğin yüzde 90’ı geçici olmakla beraber yüzde 10 kadarı kalıcı olabilir. Kekemeliğe dikkat çekmemek, sanki normal konuşuyormuş gibi davranmak çok önemli. Konuşması üzerine aşırı düşmeyin, sakin dinleyin, endişelendirmeyin. Özellikle konuşmasını kesmeyin, uyarılarda bulunmayın, gözlerine bakın. Katı bir disiplin uygulamayın. Onunla gerçek, içten ilişki kurup sevgi gösterin, size güvenmesini sağlayın. Konuşurken susturmamaya özen gösterin. Aile içindeki herkesin benzer tutumlar takınmasıyla kısa sürede bu durumu atlatacağını düşünüyorum. Belirttiğim noktalara özen gösterildiği halde devam ediyorsa, çocuk psikiyatrisine başvurmanızı öneririm.

Hamilelik, kadında gerginliğe sebep olabilir. Ancak kendi ve yakınlarını rahatsız eden düzeydeyse destek gerekir.

S Hamile olan 28 yaşındaki kızımda psikolojik sorunlar başladı. Daha önce yaşadığı düşük nedeniyle aşırı temkinli ve kötümser. Evde herkesle sürekli tartışıyor. Bu süreçte ona nasıl yardımcı olabiliriz? Fatma Güven (55), Ankara
C Gebelik, fiziksel, ruhsal birçok sorunu da beraberinde getiren bir süreçtir. Gebe, yakınlarından, özellikle eşinden sürekli anlayış bekler. Kızınızdaki gerginlik aile bütünlüğüne zarar verme noktasındaysa (ki öyle görünüyor) konuyla ilgili uzmanlardan destekleyici, yol gösterici psikoterapi almasını öneririm.

Erkek egemen bakış açısına sahip toplumumuzda kadınların dahi hemcinslerini tenkit eder tutumlarını izlerken üzülmemek elde değil.

Çocuklarda görülen kekemeliğin yüzde 90’ı geçicidir. Onunla konuşurken kekemeliğine dikkat çekmeyin. Normal konuşuyormuş gibi dinleyin. 

 

 

13
0
0
Yorum Yaz
. .